Kategori

Çukurova  Kizzuvatna uygarlığının başşehri  Kastabala  olamaz mı ?

İbrahim Çenet

Önce  nedir  ve kimdir  Kizzuvatna  ?

Kizzuvatna uygarlığının başşehri Kummanni neden önemli ?

Kummanninin Kastabala  olabileceği  görüşünü nedenlere dayanarak söylüyoruz. ?

Kastabala  neden önemli ?

Aslında bu yazı Türk dilinin kökeninde bir gezinti  aynı zamanda.

Yine  bu çalışma planı daha kapsamlı bir çalışmanın ön planıdır da.

Üstte  adlarını söylediğimiz  söz ve olguları öteden beri düşünür ve bu konuda  kalem oynatanları dikkatle okurduk. Bir gün Osmaniye’ nin Kumarlı köyünde inşaat kepçesi çalıştıran bir arkadaşa ; ‘ sizin köye neden kumarlı adı verilmiş, sizler çok mu kumar oynuyorsunuz ‘ diye sorduk. Bu arkadaşta bizi şöyle yanıtladı :  Aslında biz Kumanlı  yız, köyümüzün adı da Kumarlı değil, Kumanlı dır. Bu bölgede Osemaniye – Toprakkale de  Osmaniyede , bitişiğimizde ki Andırın ilçesinde ve hemen yanımız da ki Maraşta yaygın şekilde  Kumarlı köyleri vardır. Biz birbirlerimizi tanırız ve biz Kuımanlı Türklerindeniz’ diye yanıtladı. 

Bu söz bizi düşündürdü ve  duyarlı işçinin araştırı ve davranışları  bu yazıyı kaleme almamızı sağladı.

*Kuman , Kumanni , Komagene, Kumarlı … Kastabala .

Kummanni, Hurri baş tanrısı Tešup’un en önemli kült merkeziydi . Hurri dilindeki adı Kummeni , basitçe “Tapınak” anlamına gelir.

Önce Hurriler hakkında kısa bir bilgi :

Hurriler veya Hurri Devleti, MÖ 3. Bin yıldan itibaren, Sümer, Akkad, Hitit, Ugarit ve Mısır kaynaklarında hakkında bilgiler bulunan, Mezopotamya ve Yukarı Dicle bölgelerinde hüküm süren, konuştukları dil itibarıyla (Hurrice) Asya kökenli olduğu kabul edilen ve MÖ 7. yüzyıla kadar varlığını sürdüren devlet . Dört  bin yıl kadar önce Doğu Anadoluda  Turukku adıyla  anılan bir devlet kurmuşlardır. Ayrıca  bu çalışma konumuza uygun olarak, Çukurova merkezli Kizzuvatna devletide  Luvi ve Hurri  kökenli halkın üzerine oluşmuştu. Ya da  Kizzuvatnalılar  dört  bin yıla yakın bir zamanda  Hurri kültürüyle kurulmuştur.

Hurri – Mitanni dilinin hangi dil gurubundan olduğunu soruyoruz : Dil şövenistleri ve ülkede ki kopyacılerı bizi şöyle yanıtlıyor : Hurri dili sondan eklemeli ve Hint  – Avrupa ve de Sami dil gurubundan olmayan bir dildir , diyorlar. ….. Turukku adıyla devletler kuran ve dünyada ki dört büyük dil ailesinden ; Çin, Hint ve Afrika kongoid dil gurubundan olmayan ve Türkçe gibi sondan eklemeli bir dil. Geriye sadece Türk dil gurubu kalıyor. Bunu söylemeye bazıları hala çok utananıyorlar.

3500  yıl önce Hurri devleti.

Kizzuvatna Krallığı, MÖ 2. binyılda Çukurova bölgesinde hüküm sürmüş dinsel bir krallık. Hurriler tarafından kurulduğu ve Mittaniler, Gordegene, Karduya ismi ile anılan bu halkın aynı kökenden olduğu söylenebilir. MÖ 1400’lü yıllarda Hitit krallığı egemenliğine girmiş iç işlerinde bağımsız dini bu krallıktan kızlar Hitit krallarınca eş olarak alınmıştır. Hitit krallarının bu tercihinin sebebi bu dini gücü arkasına almaktır. MÖ 2. binyılında nüfus ağırlıklı olarak Luvi ve Hurrilerden oluşmaktaydı.

Antik Hitit kaynaklarında öğrenildiği kadarıyla Kilikya bölgesinde bilinen ilk siyasi varlık, başkenti Kummani etrafında oluşan ülke Kizzuvatna (Adanya) idi. Hitit Eski Krallık döneminde, görünüşe göre ikinci bir vasal devlet iken, MÖ 1500 yılında Hititlerin düşüşe geçtiği dönemde bağımsızlığını kazandı. İlk kralları Pariyauvatri’nin oğlu İşputahşu (MÖ 1530-1500) döneminde tam bağımsızlığına kavuştu. Bu dönemde komşuları olan Mitanni–Hurri ve Hitit kralları ile yayılmacılık ile başa çıkmak için bir antlaşma imzaladı (MÖ 1525-1500). Halefi olan Paddatishu devletin bağımsızlığını sürdürmeye devam etti. Ancak daha sonra Mitanni – Hurri koalisyon ile başa çıkamadıklarından Kral Pilliya döneminde Mitanni bölgesine ilhâk edilmeyi kabullenerek Mitanni krallığının himayesi altında yaşamaya başladılar. MÖ 1460’de kralları olan Pilliya, İdrima ve Alalaḫ antik kentleri ile ittifak oluşturarak Mitanni kralı Barattarna himayesine girdiler.

Başkenti Kummanni, Comana ya da Komona olarak geçmektedir. Kizzuvatna önceleri kendi başına bir krallıkken MÖ 1400 yıllarında tamamen Hitit İmparatorluğu‘na bağlanmıştır.

M: Ö: yıllarda Kizzuvatna kraliçesi Puduhepa dır. Aynı zamanda hekim ve bir hastanenin baş hekimidir. Kadın erkek eşitliğine önem veren bir kraliçedir. Zamanın Hitit kralıyla evlenmiş  ve Kizzuvatnada  gevşek bir dokuyla  Hititlere bağlanmıştır. Puduhepa  kendileride Hurri kökenli olmakla beraber , Hurri devletiyle, Mısır devletiyle  diplomatik ilişkileri  bizzat yürütmüştür. Kizzuvatnanın başşehri Kummanni Çukurovanın doğusunda Olasılıkla Kastabala olarak bilinen kadın egemenlikli  kenttir.

Tarafımızdan kocaman bir not : Büyük Hurri uygarlığı tapınaklarına neden her hangi bir isim değil de Kummeni, Kummani, yani KUMA – KOMA – KAMA  ( ki hepsi aynı konunun yüz binlerce yılda ki söylem biçimi) verilir.

Hitit döneminde, biri kuzeyde, diğeri güneyde olmak üzere iki Kummanna’nın bulunduğu ve bu iki antik yerleşim yerine (Κόμανα) karşılık geldiği de öne sürülmektedir. ( Hititler bu kutsal mekana neden Kuma’na – Koma’na, Kama ‘na adını vermiş.)  İşin uzmanları bu ismin Luvi dilinde ki  Kumma’ya ( saf , kutsal demek) kelimesinden geldiğini söylüyorlar. Çukurova merkezli ( ve etrafını aşan ) önemli kültür yumağı  Kuzzuvatnalılar  ( Que’liler ) başşehirlerine neden Kumma ‘nni diyorlar. O zamanın ve şimdilerin bilimcileri  Ülkenin adını söylerken bazen Kizzuvatna bazende Kummani diyorlar. Bazen Kizzuvatna nın başşehrine Kummanni diyor ve bazen de başşehre Lavazantiya diyor. Konumuz  Kummanni. Ayrıca Koma, Komagene  vb isimler Anadolu ülkesinin çok yerinde vardır. Gene Kizzuvatnanın ( sonralarıda olsa ) sınır komşusu , Adıyaman mekezli Koma‘gene uygarlığı kendisine  neden başka bir isim değil de bu söylediğimiz ismi seçmişler.? Söylemeye gerek yok ki Komagene uygarlığı daha sonralarıda olsa Luvilerin, Hurrilerin etkinlik ve uygarlık alanında kurulmuşlardır ve az önce söyledik ki Kizzuvatnalılar aşağı yukarı Luvilerle, Hurrilerle zamandaş, hatta kavimdeş ve hatta  arkaik  uygarlık lar olarak bilinir. İşte Adıyaman Nemrutlar uygarlığıda kendilerine Koma’gene adını vermişlerdir. Ama neden ?  Kutsal, kutsal tapınak ve demeye  gerek yok ki bu kutsallık merkezinde Kadın ve kutsal kadın vardır. İlk akla gelen Kizzuvarna nın Pudu hepa sını ve kadın kutsallığını düşününüz.

Bütün Anadoluda ki Kuman isimleri, köyleri,  kentleri, Balkanlarda ki Kuman ve  buna yakın söylemlerde ki isimler nedir, nereden  gelir. Ukrayna, Rusya, Asyanın merkezi, hatta Asyanın en doğusunda ki  Kuman isimleri, irili ufaklı  Kuman devletleri, Kuman imparatorlukları  neden Kuman ismini almış, kimdir bu Kumanlar ?

Bu üstte sözünü ettiğimiz sözler hep  Kuman’dan , Kumanlılardan türemiştir.

Önce kimdir Kumanlar ?  8. Yüz yıl ile  13. Yüz yıl arasında oldukça etkinlik oluşturmuş; Kıpçak – Kuman da denen bir Türk uygarlığı. Bu Kuman uygarlığı Asyanın ortasından, Avrupanın ortasına kadar egemenlik oluşturmuş bir imparatorluktur.  Harita  (  x ).

İnsanlık tarihinde ki KUMAN – KUMANLAR  tarihinden söz edelim  burada.

Kuman – Kıpçak :

KUMANLAR TARİHİ VE KÖKENİ :

Kıpçaklarla Kumanlar farklı halklardır. Sonradan birleşmişlerdir. Kumanların ana yurdunu, daha önceki yerleşim bölgelerini belirlemeye yönelik girişimler arasında, literatürde en güçlü olan görüş, Kumanların ana yurdunu Orta Asya’da bulmak isteyen görüştür. Bu, çalışma hipotezi olarak kullanışlı, fakat hiçbir zaman kesin olmayan görüşe göre Kumanların ana yurdunun bugünkü Çin topraklarında, Huang-ho (Sarı Irmak) ırmağının büyük dirseğinde olması mümkündür. Buradan, Moğolca konuşan Kıtayların –önemli bir Orta Asya halkı– yayılmaları nedeniyle batıya doğru hareket ettiler. Bu görüşe göre, Orta Asya’da, 10. yy. içinde Kuman etnogenezinin birinci dönemi sona erdi. Bu dönem içinde Kumanlar, Sarı Uygurları kendi içlerinde erittiler ve Çungarya kapısı üzerinden Oğuzlar ve Karlukların bölgesine giderken beraberlerinde götürdüler.[15]   ^ BERTA, Árpád. Kumanların Kökeni. Çev., Emine Yılmaz. İstanbul: Hacettepe Yayınları, 1998.

12. yüzyılın sonuna varıldığında Türk kökenli iki birlik olan Kıpçaklar ve Kumanlar birleşmiştir. Bu dönemle beraber, aynı kavim ittifakına uygulanan çeşitli isimler arasında bir farklılık belirlemek imkânsız olmuştur.[3]^ a b István Vásáry, (Çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu) Kumanlar ve Tatarlar, Osmanlı Öncesi Balkanlar’da Doğulu Askerler (1185-1365), YKY, İstanbul 2008, s. 18-20. ISBN 978-975-08-1310-8

Ve Kumanların en eski tarihi. Uygurlardan da eski. Ve çok doğudan beri gelmişlerdir.

Bence de Kumanlar çok daha  eski , bugün ki adıyla Çin – Türkistan kaynaklı ve çok eski. Kumanlar  Çinlilerle savaş ve  biraz batıya, sonra  Sarı Uygurlarla  savaş ve biraz batıya ve sonra  Moğollarla savaş ve biraz daha batıya, sonra  Kıpçak Türkleriyle kaynaşma  v e  çeşitli yerlere dağılma ….

TEZ :

Aslında   Kumanlar günümüzden en az  6-7 bin yıl önce  batıya hem Hazar ve Karadenizin üzerinden hem de Hazar denizi altından batıya, Anadoluya  gelirler. Anadolu dünyasında  ki  LUVİ ve HURRİ  dünyasında yaşar kültürleri.  Özellikle  Anadolu tarihinde  yani Luvilerde, Hurrilerde, Hititlerde, Kizzuvatnada,  Komagenede, Kapodakyada  — Kummanide —Kastabalada  yaşar. Yani Kizzuvatna başşehrinde yaşarlar.

BÜYÜK TEZ :

Kuman da ki  sözün etimolojisi. Ku ve Ma  sözleri …. Ku yani Ka şeklinde Ka,  ku da olsa, ki de olsa Avrupalılar  K  yi C  şeklinde yazıp  K olarak okusa  Coma  na dese de sözün özü  Ka dır, Ku dur. Kubala  da  ki Ku  buradan gelir.  Ka – Ku – Ki anlamı  koruyan kollayan ( kadın) demektir. Ma  da  Mu şeklinde de söylenir  Güneşin yer yüzünde ki  temsilcisi  koruyan ve kollayan kadın yani Amon, Amen, Amin demektir  KOMA ( na ) ise  koruyan kollayan kutsal kadın demektir.

Kizzuvatnalılarda, Hurrilerde, Luvilerde  kadın  önemli değilmi.

NOT : Anadoluda ki  Koman, Coma  vb isimleri birlikte düşün.

Dipnot : Yerelden evrensele dergisi : Türk dilinin temelinde bir gezinti Ka ve Ma  sözleri.

Kadın la  kutsallıkla ilgili yani. ( İ. Çenet )

Kastabalada ki  …. Kutsal kadın tapınağı.

Osmaniye nin on km yakınında, yani dış mahallerinde Kastabalada on yılı aşkın süredir kazılar yapılır : Şu anda kazıyı Osmaniye  Korkut Ata üniversitesi yürütür :

* Tarihi sütunlu caddenin bitiminde başlatılan kazı çalışmalarında, Anadolu’nun en eski yerli halkı kabul edilen Luvilerin o dönemki tanrıçaları Kubaba için yaptırdıkları tapınak kalıntılarına rastlandı.

Kazı başkanı Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi (OKÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faris Demir, antik kentin ovalık Kilikya bölgesinin en eski kutsal kenti olduğunu söyledi.

Antik kentin, Luvilerin kültür bölgesinin merkezinde yer aldığını anlatan Demir, şöyle konuştu:

“Sütunlu cadde kazılarında Arkaik döneme yani milattan önce 540’lı yıllara tarihlendirdiğimiz bir yapı kalıntısı, tapınak açığa çıkarılmıştır. Kastabala hinterlandında yer alan Aramice yazıtlarda, Kastabala ve Kubaba’nın topraklarından bahsedilmektedir. Ortaya çıkardığımız bu yapı kalıntısı tanrıça Kubaba’ya ait bir tapınak olmalıdır. Bu Arkaik tapınağın rahipleri, hiç acı duymadan çıplak ayakla kızgın korlar üzerinde yürümüşlerdir. Anadolu arkeolojisine sıra dışı bilgiler kazandıran bu kalıntılar bizi oldukça heyecanlandırmıştır.”

‘İLK DEFA RASTLANIYOR’ 

Demir, Kastabala Antik Kenti’ndeki kazıların, Anadolu arkeolojisine sıra dışı bilgiler vermeye devam edeceğini belirtti.

Tanrıça Kubaba ile ilgili de bilgi veren Demir, şunları kaydetti:

“Tanrıça Kubaba, Anadolulu yerel bir tanrıçadır. Bu tanrıçaya ait bir tapınağa rastlamış olmamız, bizi oldukça heyecanlandırdı. Anadolu arkeolojisinde Kubaba’ya ait böyle bir tapınak kalıntısına ilk defa rastlandı. Kastabala kazıları, Anadolu tarihine ezber bozan, sıra dışı bilgiler sunmaya devam edecektir.”

BİR ARA  NOT VE ANIMSATMA :  Kastabala da söz edilen bu katman M. Ö ki yedi yüz yıllık bir zaman dilimini kapsıyor, anlatıyor. Oysa Kastabala tarihinde şu ana kadar  Milat yıllarından beri yani Roma döneminden beri biliniyordu., Çok küçük bir kazıyla bu 700 yıl geriye gitti. Biz  öyle seziyoruz ki biraz değer verilmesi ve olanakla, anlamlı çalışmayla Kastabala çok daha eskiye tarihlenecek ve önemli bulgular görülecektir.

( Arkeolog ve tarihçi yazar M. Yüksel Kaya  da , Yerelden evrensele dergisinde bu konuda  açıklayıcı  yazılar yayınlamıştır.)

Kastabala hakkında  bilim insanlarının bu önemli açıklamasından sonra , biz  Çukurova merkezli Kizzuvatna ve onun en önemli kutsal  olan kadın tapınaklı başşehri Kummaniden söz  edelim:

Hitit yazılı  belgelerinde Kizzuvatnanın önemli kentleri sayılır: Bunları doğudan batıya  alalım:

Kummanni, Zunnahara, Adaniya, Tarša ve Ellibra

Ellibra ( Mersin yakınlarında ki Viranşehir ) – Tarşa ( Tarsus ) , Adaniye – Adana ,Zunnahara ( Misis ya da Sirkeli ) ; Kummani ( biz Kastabala diyoruz )

Bu kentler aşağı yukarı  birer günlük uzaktalar. O tarihte Ceyhan nehri şimdiki yatağından  biraz başka akıyordu : Nasıl : Kastabalanın güneyinde ki Cevdetiye kasabasından , Mustafabeyliden, şimdiki Ceyhan kentinde Misise akıyordu. Bunu şunun için söylüyoruz. Kizzuvatna kenti Zunahara kentinden doğuya yönelindiğinde Ceyhan ırmağının kuzey kenarından , ırmağa hiç takılmadan doğrudan Kastabalaya varılıyordu. Burası  Kutsal kadın tapınağının ve görkemli törenlerinin yapıldığı yerdi.

Şimdi asıl konumuz ; Kastabalanın, Kizzuvatna uygarlığının başşehri Kummani olabileceği durumunda ki görüşümüze :

Not : Çukurovada kadın uygarlıkları adıyla kapsamlı bir çalışma yazıp – yayınlamışız . İ. Çenet )

Önemli tespit. : Misis / Yakapınar’a ile şimdiki Ceyhan arasına yerleştirilen Zunnuhara ile   Kommanni’ ninde bir günlük mesafede olduğu söyleniyor. Biz  şimdiki adıyla  Sirkeli denen kent ile Kummani olabileceğini söylediğimiz  kentinde bir günlük mesafede olabileceği görüşündeyiz. Yazımızın başında söyledik ki o zamanlar Ceyhan nehri  Cevdediyeden daha  güneye  akıyordu. Ki bu iki kent arasıda şimdilerde 50-60  km kadardır.

 Şar veya Sirkeli’ye (?) yerleştirilen Kummanni (Kizzuwatna) ile Adaniya’nın arasının da bir günlük mesafede olduğu anlaşılmaktadır. Tabletlerde, daha ziyade Kummanni, Zunnahara, Arušna ve Tarša ile ilişkili olarak yer almaktadır

Prof .Dr. Rukiye Akdoğan, Çukurova Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Balcalı, Adana. rakdogan@cu.edu.tr; Söz konusu çalışma, Saraybosna’da gerçekleştirilen I. Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu’nda (20-21.05.2017) bildiri olarak sunulmuştur ve Ç.Ü. Bilimsel Araştırma Projesi Koordinasyon Birimi (Proje No 8902) tarafından desteklenmiştir.

xxx

Kumanlar , hep sarı, sarışın, sarımtrak, kun, kumral, solgun renkli  vb.. Yani  Bronz renkli,  Tunç derili,  …yani  Sarı ırka daha yakın, doğulu, çok doğulu, Kıpçak, oğuz, Göktür, Hun vb  daha doğulu, hatta Uygur  ve hatta Uygurdan da doğu, Çine doğru, Yani Mu ya daha yakın, En orijin Türk kavmi,……Luvilerde, Hurrilerde, Hititlerde, Kizzuvatnalarda  çok  Kuman, komane , komanege  vb vb vardır.

Kummanni, Zunnahara, Adaniya, Tarša ve Ellibra şeklinde sıralanan bu beş şehrin bir arada geçmesinden dolayı Kizzuwatna’nın başlıca şehirleri olduğu üzerinde durulmuştur.

Ünal – Girginer. Yazıyor. ( Çukurova – Kılikya tarihi. )

Burada Zunnahara  Misis in adı. Kent adlarını  batıdan doğuya sayarsak, Ellibra, Tarsa, Adanıya , Zunnahara ( Misis ) ve Kummanni. Yani  Kastabala  olabilecek olan kent Kastabala.

Forlanini 2013: 7’de, KUB 30.31 IV 27 vd.’na göre, 21. günün gecesinde Adaniya’da ve ertesi gün Kummanni akropolü üzerinde (INA URU Kizzuwatni šer) olmak üzere kült seremonilerinin icrasından söz edildiğini belirtmektedir. Bu yüzden Kummanni kentinin Adaniya’dan ve Misisten ve de özellikle  Misisten biraz daha doğuda ki  Zunnahara kentinden çok uzak bir mesafede olması mümkün değildir. Ayrıca, KUB 31.122+FHL 42 ve paralel tablet KBo 20.90’da, IV. Tudhaliya, Kummanni ve Zunnahara şehirlerindeki yanmış tapınakları yeniden inşa ettirdiğini anlatmıştır. Satırlarının baş ve son kısmı kırık olduğu için fazla bilgi alınamayan

Xxx  

 Hitit metinlerinde ülke veya bölge adları yanında aynı ismi taşıyan (baş) kentlerin olup olmadığı çok tartışmalı bir konudur. Kizzuwatna ile Kummanni’nin metinlerde birbiriyle eşdeğerli olarak yer değiştirmesine dayanarak, aynı olduğu meydana çıkmıştır. Örneğin Maštigga Ayini’nde bu büyücü bayan bir yerde kendisine “Kizzuwatnalı bayan” derken, başka bir yerde “Kummannili bayan” der. Diğer bir metinde, kral II. Mursili’nin 9. saltanat yılında Tanrıça Hepat’ın ayinleriyle ilgilenmesinden de Kizzuwatna ile Kummanni’nin aynı kent olduğu anlaşılmıştır. Kummanni’nin bazı durumlarda Kizzuwatna ile eşanlamlı olarak kullanılması kentin öneminin bir diğer göstergesidir. Anlaşıldığı kadarıyla Kizzuwatna diye bir kent yoktu. Dolayısıyla bu ad, sadece coğrafi bir bölgeye, yani Kizzuwatna ülkesine işaret ediyordu ve bu coğrafi bölgenin başkenti Kummanni idi. Tıpkı İçel-Mersin, Adana-Çukurova, Antakya-Hatay, Sakarya-Adapazarı vs. örneklerinde olduğu gibi.59 Ünal 2006: 21-22’de bölgedeki başlıca merkezlerin lokalizasyonuna şöyle değinmiştir: “İsminin benzer bir şeklide tarihi devamlılığı dolayısıyla Tarsus ile eşitlenen Tarše/Tarzi, Adana ile eşitlenen Adaniya, Comana , Ünal – Girginer aktarması.

X

  Kizzuvatna  Lavazantiya ve hatta Kummanni  kentini Malatyada arıyorlar. Neden bir iki metinde  Fırtına tanrısından söz edilmiş de ondan.

Peki Çukurovanın her tarafı  Fırtına tanrısı. Örnek Karatepe. Örnek Karataş ta bulunan  Fırtına tanrısı  dev heykeli gibi.

Ayrıca  Malatya nın Kizzuvatna ile ilişkisi var mı  ?.

Xxx

Şimdi tekrar gelelim Kummanni nin neresi olduğu konusuna: Yani Kummaninin Kastabala  olabileceği konusuna  :

Kanıt 1 –Üste  Bu konuda Hitit tabletleri ve Orta dünya bölgesinde ki diğer uygarlıkların yazılı tabletlerine : Üstte  Prof. Dr. Ahmet Ünal , Prof Dr. Rukiye Akdoğan ve başkalarının Hitit tabletlerinden aktardığına göre bizim anladığımız,  Kummanni Kastabaladır. Yazılı tabletlerde aktardıklarını (  coğrafyayı  iyi incelediğimizden ) bu kanıya varıyoruz. 

Konuyu tekrar edersek : Batıdan doğuya  Kizzuvatna kentleri Ellibra ( Viranşehir / Mersin ), Tarşa / Tarsus, Adaniya / Adana, Zunnuhara ( Misis- Ceyhan arası )ve Kummanni. O zamanın yazılı belgelerinde  bu  uzaklıkların aşağı – yukarı birer günlük uzaklıkta olduğu söyleniyor ki, tamda öyledir.

Kanıt 2 –  Kadın uygarlığı konusu : Kizzuvatna bir kadın uygarlığıdır. Puduhepa  bunun önemli bir kanıtıdır. Kastaba ( Kummanni ) de bir kadın uygarlığıdır. Kastabalada ki Tanrıça Perasiya  kültüde bir kadın uygarlığıdır.

Kanıt 3 – Gene üstte söylediğimiz Doç.Dr. Faris Demir in Kastabala kazı raporlarında ki burasının M.Ö 700 den de önce kadın tapınma kült ve sunak merkezi olduğu raporudur.

Kanıt -4 –  Bu Kastabaladan 15-20 km doğuda aynı Ceyhan  ırmağı kenarında ( Şimdiki Düziçi sınırlarında  antik adlarından bir tanesi  İrene polis olan ( Erana kenti ve tapınağı ) Domuztepe gibi bir uygarlık kentinin olması çok anlamlıdır. Domuz tepe günümüzden  dokuz bin yıl önceye, Alacahöyük, Çatalhöyük, Çayönü ile zamandaş, neredeyse  Göbeklitepe ile yakındaş- zamandaş olan ve kaderine terk edilmiş kült mekezinin banliyösü  dür. Yani 10 bin yıllık Domuztepe çok çok  önemli, Kommanni ( Kastabalada çok önemli. ( Prof. Dr. Bahadır Alkim kazı raporları. Arkeolog M. Yüksel Kaya, tespitleri )

Kanıt 5 – Beş bin hatta kökleri on bin yıl geriye giden Gılgamış destanı yazıyor  ki, yeryüzünde ki  ilk ve en önemli ana tanrıçanın yani Erana nın yani  Amon- Amen – Aminin oturduğu yer Kummanninin – Kastabalanın on km güneyinde ki Amanos Dağlarında ki Kengerli bölgesidir.

Kanıt 6 – M. Ö 1200 yılında Hititler dağıtılınca , bu halk  Anadolunun güneyine çekilirler. Yani Doğu Çukurova, Amanos Dağları, İslahiye, Sakçagözü, Antep, Kilis, Kargamış yani  Amanos Dağlarının iki yakasına çekilirler en az 1250 den 750 yılına kadar beş yüz yıl iktidar olurlar. Osmaniyenin en önemli kült merkezlerinden Karatepe – Aslantaş  bir bölge koruma merkezidir. Nereyi Koruyor, Kendisine beş ya da on kilometre yakında ki – en az – iki kenti, Domuzterpe ve Kastabalayı.

Kummani – Kastabalanın kazılarının yapılması halinde çok durumlar ortaya çıkacağı öngörüsündeyiz.  Bu yüzden Osmaniyenin dış mahallesinde ki Kastabala – Kummanni çok önemlidir ve kazılar  yapılır arzusundayız.

Xxx

Dipnot : Burada ki notlar. Kumanlar Anadoluda  isede  aslında Ulaşlıların da tarihidir.   Bir belge olarak kalsın elde :

Macaristan’a yerleşmiş 7 Kuman kabilesinden biri olan Olaş boyu, Oğuz–Kıpçak savaşı sonrası Oğuzlara katılmışlardır. Bunlardan Anadolu’ya göçen Ulaş kabilesinden olanlar, geleneklerinin ve halk sanatlarının bir kısmını korumayı başarmışlardır. Olaş adının mânâsı ise “Birleşmiş”, “İttifak yap” olan Olaştır.

Ulaşlar-Ulaşlı-Ulaş isimli yerleşim yerlerinin Bulunduğu iller ise : İçel, Ankara, Tekirdağ, Tokat, Muğla, Artvin, Sivas, Kocaeli, Nevşehir, Mardin, Gaziantep, Siirt, Bolu, Kütahya ve Osmaniye olmak üzeredir. Macar müzik adamı  Béla Bartók 1936 yılında derleme yapmak amacı ile Toroslar’da Ulaş soyundan gelen Yörük köylerine gitmiş, Ulaş Yörük köylerinde dinlediği türkülerin Macar Halk Müzikleri ile benzediğini fark etmiştir, dinlediği Türkülerin benzeri Slavlar’da,Yunanlar’da, Rumenler’de yoktur. Araştırmalara göre Macar Halk Müziğinin 1000 Yıldan daha genç bir Türk etkisi vardır, bu miras ise Macaristan’a göçen Kumanların mirasıdır. Ayrıca Tokat’ın Bizans döneminde “Comano” veya “Komana” olarak adlandırılması Tokat’taki Kuman nüfusunun etkisidir.

Kumanların torunlarının kimler olduklarıyla alakalı çeşitli görüşler ileri sürülmüş olsa bile, Anadolu’ya yerleştirilen Kumanların akıbeti hakkında herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Kumanların asimile edilme amaçlı değil, kendi savaşçı özelliklerini muhafaza edecekleri şekilde yerleştirilmiş olmaları doğaldır. Yani Vatatzes bunları iyi ve uysal bir yurttaş yapmak için değil, kendi topraklarını doğudan gelecek istilalara karşı savunabilmek için yerleştirmiştir. Bu nedenle İznik İmparatorluğunun bu Kuman grubu üstünde herhangi bir asimile etme çabası içine girmediklerini düşünebiliriz. Bu dönemde Stratiotes olarak yerleştirilen Kumanların sayıları net olarak bilinmemektedir. Ancak sadece Büyük Menderes havzasına yerleştirilenler için 10.000 gibi bir rakam telaffuz edilmektedir. Kumanların bu şekilde yerleştirilmesi Roma savunma hattının güçlendirilmesi demek olduğundan ve doğudan gelen Türkmen ve Moğol akınlarına karşı da bir tür tampon görevi gördükleri için İznik İmparatorluğunun topraklarının güvenliği bu şekilde güven altına alınmıştır. İznik İmparatorluğu döneminde Kumanların yerleştirildikleri bölgeler ile günümüzde Manav olarak adlandırılan bir Türk grubunun yaşadıkları bölgeler birbirleriyle neredeyse örtüşmektedir. Manav adı verilen bu Türk grubu özellikle Çanakkale, Balıkesir, Yalova, Bursa, Bilecik, Sakarya, Düzce, Zonguldak ve Kocaeli illerinin köylerinde, ayrıca İstanbul’un Anadolu Yakasındaki köylerde, Bolu ve Eskişehir illerinde yaşamaktadırlar ki bu bölge İznik İmparatorluğunun Anadolu’da 13. Yy’daki topraklarının önemli bir bölümüne denk gelmektedir. Bahsi geçen bu grubun köyleri bölgedeki en eski yerli Türk köyleri olarak bilinmektedir. Manav Türkleri ile alakalı ne yazık ki fazla bir çalışma yoktur. Sadece dilciler ve dil bilimciler tarafından az sayıda ve lokal olarak dil çalışmaları yayınlanmıştır. Ancak bu bizce eksik kalmış, dil verilerinde görülen ve bu çalışmalarda dikkati çekilen Kuman (Kıpçak) ağız özellikleri dönemsel bir etki olarak görülmüştür. Ancak bundan sonra konuyla alakalı yapılacak olan çalışmalarda, yukarıda verdiğimiz tarihsel veriler ışığında, konunun farklı bir gözle yeniden incelenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.[2][6][20][35][39][40][41][42]

Xxx

Burada  söz ettiğimiz  Kumanlar  aynı Kumanlar ama  zaman açısından çok sonralarıdır. Bizim şimdiki konumuz  günümüzden  üç – dört bin yıl önce ki Kumanlardır.

İbrahim Çenet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir