AĞAÇLARI KORUYALIM
Helin Fatma Argavan
İnsanız ve yeryüzünde insan önemli. Toprak ve su olmasa canlı olmazdı. Canlılar bitki, hayvan ve insan olarak görülür. O halde doğada ki hayvanları ve bitkileri korumalıyız. Yani insanları korumalıyız.
Bu kısa çalışmada bitkilerin ve ağaçların korunmasından söz edeceğiz. Ve de Bölgemizden birkaç ağaçtan söz edeceğiz. Şimdi dünyada kim bilir nerelerde ne gibi anıt ağaçlar vardır. Bizde Doğu Çukurovada ki dar bölgemizde ki birkaç ağaçtan söz edeceğiz :
Porsuk ağacı :

Bu ağaç Doğu Çukurova da Andırın ilçesi kırsalında.
2800 yaşında bir ağaç: Porsuk ( menteşe ) ağacı
Türkiye’nin en yaşlı ikinci ağacı Kahramanmaraş Andırın Balk Dağında ,Köklü dağında yaşamını sürdürüyor. Dile kolay, 2800 yaş. Hz.isa’dan 8 asır önce. Saygıyı hak eden ağaçlar vardır. İşte tam olarak böyle bir ağaçtan bahsediyoruz.
Bu bölgede bu ağaçtan sekiz- on yıl kadar önce yolunu kaybeden dağcılar tarafından görüldü. Bu ağaç aynı bölgede üç beş tane daha görüldü. Buna halk arasında Menteşe ağacıda deniyor.
Bu ağaç Karadenizin ve Akdenizin kimi yerlerinde var.

Zonguldakta bulunan bir porsuk ( Menteşe ) ağacı : Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Gümeli Beldesi’nde bulunmaktadır. …Boyu 25, gövde çapı ise 7 metre 70 cm dir. Bu Porsuk- Menteşe ağacının yaşı üniversite tarafından 4 bin 115 olarak tespit edilmiştir.

Hatay – Samandağ, Hıdırbey köyünde kimilerinin üç ( 3 ) bin yaşında olduğunu kabüllendiği çınar ağacı. Bu ağacı ve etrafında ki ağaç ve bitki örtüsünü görmek için Türkiyenin çeşitli illerinde otobüslerle turlar düzenlenir. Bu çınarı görmek için hafta sonları ve bayramlarda , bir günde beş bin ( 5000 ) kişinin geldiği oluyor. Gelenler arasında , düğün elbiseleriyle damat- gelinler, Yeni sünnet olmuş çocuklar. Kadınlar çocuklarının yüzlerini bu çınar ağacının köküne sürüyor. Yaşlı bir insan ellerini çınara sürerek dizlerine sürüyor.
Burada gördüğünüz gibi gelen insanlar tertemiz kıyafetler, taranmış saçlarla geliyor. Hiçbir özel yönlendirme olmadan insanlar ellerini açmış, doğaya- çınara saygı olarak etrafında dönüyorlar.

Buda Lübnanda ki bir zeytin ağacı :
Akdeniz bölgesi zeytin ağaçları vatanıdır. İnsanlığa çok yararlı bir bitkidir. Akdeniz ülkelerinde oldukça yaşlı zeytin ağaçları vardır. Kimileri abartılmışta olsa . Lübnanda ki bu zeytin ağacının altı bin ( 6.000 ) yaşında olduğu söyleniyor. İsterseniz biraz abartılmış deyin. Gerçekten bu ağaç çok anlamlı gözüküyor.
— Yeryüzünde insanlar olmasaydı bitki ve hayvanlar daha mutlu yaşardı. Peki ya yeryüzünde bitki ve hayvanlar olmasaydı insanlar nice olurdu. Bu yüzden bitki, hayvanlar yani doğa insanlar için önemlidir. Çevre çok önemlidir. İnsanlar çevreyi kendilerini sevdikleri kadar korumalıdır. Bu gördüğünüz altı bin yaşında ki zeytin ağacı kim bilir neler görmüştür, neler yaşamıştır. Kim bilir hangi insanlar onun gölgesinden dalından , besininden nasıl yararlanmış ve ne gibi duyguya kapılmıştır. Doğaya, çevreye ve insana saygı.
Xxx
Osmaniye kent merkezi 150 yıl kadar önce kurulmuştur. Ve bu kuruluş onuruna da bir çınar ağacı dikilmiştir. Çinarın tabanı bir oturma yeri, bir dinlenme , bir gölgelik olarak kullanıldı onlarca yıl.
Bu çınar kent merkezinde idi. Kentteki kimi toplantı ve mitingler burada yapılırdı. Hatta İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes vb burada halka nutuklar atarlardı.

Resim – 1– Çınarın kurutulmadan önce ki hallerinden bir görüntü.

Resim – 2–Üstte anlattığımız ve gördüğümüz bu güzel çınarın dip kısmına kireçli , harçlı inşaat harfiyatı döktüğümüz ve dipteki yarı toprak yari çim alana da güzel ve temiz olsun diye beton döktüğümüz zamanda ki kuruyor hali.

Resim -3–Gene üstte güzelliğini gördüğünüz çınarın , tam kuruttuğumuz hali.
Xxx
Yakın çevremizden bir başka ağaç.
Osmaniyenin Düziçi ilçesi Elbeyli köyünde köyün hemen bitişiğinde düzlük bir arazide bir çınar var. Bu köye her gittiğimizde bu çınar ve etrafını ziyaret ederiz. Bu çınarın altında sıcakta insanlar serinler. Bazen burada ki çayırlıkta güreşler tutulur. Bazen düğün yaparlar, bazen çocuklar, büyükler şenlik yapar. Yani çınar çok işe yarayan görsel ve işlevsel bir bitki.
- Bu çınar ağacına 1000 yaşında diyorlar. Bu çınardan sizlere görseller sunalım :

Sözünü ettiğimiz Elbeyli / Düziçi çınarının yakın zamanda ki görünüşü.

Elbeyli çınarından bir başka açıdan görünüş.

Son yıllarda ağaçları korumaya karar verdik ya. Bu yüzden ağacın sağ taraf bedeninde sekiz ( 8 ) adet büyük çiviyle bir tabela astık ki bu çınar korumaya alınmıştır diye. Ayrıca ağacın hemen dibinden , betonla taş duvar örmüşüz ve de hemen gene dibinden de alanı betonla kaplamışız. Böylece ağacın dibinde ne güreş tutuluyor, nede çocuklar rahat koşup oynuyor, oynasada düşüp dizleri yara oluyor.

Ne hikmetse birileri bu çınar ağacının oyulmuş beden içine eski araba lastikleri koyup , onları tutuşturmış ve çınar yanmıştır, ( Demeye gerek yok ki o çınarı yakanı , birileri , ona birazda fayda sağlayarak oraya göndermiştir. ) iyi ki bazı insanlarda bu yanan çınarın ateşini söndürüyor. ( Üstte söykediğimiz gibi, ağacın korumaya alındığı sekiz çiviyle çakılan tabelada görülüyor.)
Not : Yanan çınarın üzerine yanlışlıkla beş yüz yaşında diye yazmışlardır. Bizce ve sizin de gördüğünüğüz gibi bu çınar en az 1200 yaşında dır.
Örnekler çok.
—Ağaçları kurutmayalım, koruyalım. Ağaçlar kurursa, insanlarda sakatlanır ve kurur. Anılar insanın kişiliğidir.
