Amon Felsefe Okulu

GÜN VE TAN

Gülden Mahmut

( Giriş notu : Yerelden evrensele dergisi 8. sayısında İbrahim Çenet’ in ‘ Güneşe saygı anlayışı nereden gelir ‘ adlı felsefi yazısı üzerine , bende çağrışanlar… kısa bir not, kısa bir yorum. )

Türkmen olan babaannem, uzaklardan biri gelirken;” teni bakim” “Bi teniyiver” derdi. Bu teni-mak; tanımak, tan’dan geliyordu. Tan, güneşin doğduğu aydınlattığı, ısırığı, yeşerttiği, aynı zamanda gün doğunca neler doğduğu felsefesindeki umudu niteliyordu… Çok yönlüydü yani… Derin bir felsefe, derin bir sosyoloji, derin bir kültür, 3 harfe sığdırılmıştı. Tan… Tabi babaannem, ki biz ona anne derdik, Yörük olunca, tan’dan ziyade, Türkmen ağzıyla, teni, derken güneşin, bilinmez de bilinir kıldığını ifade ediyordu aslında… Güneş o halde, bilinir kıldığı için de, aynı zamanda bilgi güç olduğundan, insan özünü güçlendirip, yaşamı dirençli hale getiriyor ve emin kılıyor… İnsanın adım atacağı yeri aydınlatıyor, şaşırtmıyor, dost oluyor… Dostu düşmanı ayırt ettiriyor… Yönümüzü gösteriyor… Evreni ısıtarak, toprağın çığrışarak çıplaklığını soyunmasını, ve ilk yazı giyinmesini, hayvanların üreyip çoğalmasını sağlıyor… O halde biraz ezidi, biraz şaman, biraz devrimci bir ruhu giyiniyor oluşumuz doğamız gereği oluyor ki; güneşin bu noktada kutsanması çok olağanlanıyor… Anlatımlarınız bizi zenginleştiriyor İbrahim ÇENET… Dergi de kendimi esas üniversitede hissetmemi sağlayan paylaşımlarınız, zenginleştiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum…kurşun kalemiyle, karanlığımı yırtan tüm yereldenevrensele emek verenlere sonsuz teşekkür. …..

İbrahim Çenet :

Gülden Mahmut’un bu yorumuna bir değinme, yorum içerisinde kullandığı bir kavram hakkında görkemli bir tanı :

Gülden yorum yazısında diyor ki ; ‘ Güneş , evreni ısıtarak, toprağın çığrışarak çıplaklığını soyunmasını, ve ilk yazı giyinmesini, hayvanların üreyip çoğalmasını sağlıyor… diyor. Bu tümceyi kısaltıp , daha da özünü alalım :

‘ — toprağın çığrışarak çıplaklığını soyunmasını, ve ilk yazı giyinmesini,( Gülden Mahmut ) .Burada ‘toprağın ‘ kavramına bitkileri de ekleyelim .

‘ — toprağın ( bitkilerin ) çığrışarak çıplaklığını soyunması , ilk yazı giyinmesi. ‘

Yaşar Kemal’le defalarca bir araya geldiğimizin birinde , Karacoğlan’a ilişkin bir kavramı konuşmuştuk, bir gurup yazın ve bilim insanıyla birlikte.

‘ Çukurova bayramlığın geyerken
Çıplaklığın üzerinden soyarken
Şubat ayı kış yelini kovarken
Cennet dense sana yakışır dağlar ‘

Karacoğlan’ın bu dörlüğünün bir tümcesini yatırmıştık masaya, Yaşar Kemal’le ( 2007 yılında ):

‘ — Çıplaklığın üzerinden soyarken ! ‘

Buraya bir parantez ; İki gün önce , 28 şubat 2021 Yaşar Kemal’in ölüm yıldönümü . Halk tv ,Yaşar Kemal ‘in köyü Hemite’den 3 saatlik canlı yayın yapıyor. Bir ara Zülfü Livaneli ile canlı konuşuyor, diyor ki.:Yaşar Kemal’le Karacoğlan’ın bir dizesini uzunca konuşmuştuk anlamaya çalışmıştık,diyor.

‘ — Çıplaklığın üzerinden soyarken ! ‘

Bu kavram , betimleme çok önemli , başka kimsede bulmak zordur, diye anlatıyor….

Şimdi Gülden Mahmut’ un benim ve Zülfü Livaneli’ nin Yaşar Kemal’le Karacoğlan’ a ilişkin tahlil ettiğimiz , etimolojik analize tuttuğumuz : ‘ — Çıplaklığın üzerinden soyarken ! ‘ kavramını kullanmasını ve kendine göre açıklamasını görünce sevindim.

Gülden Mahmut benim güneş’le ilgili yazıma ilişkin ekleme , yorum yaparken, belkide o an Karacoğlan’ı hiç düşünmeden, Karacoğlan’ın bu felsefi söylemini o an aklına getirmeden, — çıplaklığın soyunulması ‘ kavramını açıklaması beni etkiledi.

Sonuç olarak , Gülden Mahmut’un konu olan felsefi kavramı nasıl kullandığı, daha doğrusu , algıladığını tekrar edelim :

‘ Güneş , evreni ısıtarak, toprağın çığrışarak çıplaklığını soyunmasını, ve ilk yazı giyinmesini, hayvanların ve bitkilerin üreyip çoğalmasını sağlıyor… diyor. Bu tümceyi kısaltıp , daha da özünü alalım :

‘ — toprağın çığrışarak çıplaklığını soyunmasını, ve ilk yazı giyinmesini.

Çok yaşayasınız Karacoğlan, Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli, İbrahim Çenet, Gülden Mahmut…. Doğa, insan, felsefe ve dilimiz gelişiyor.

Yazıyı derleyen ve yayına hazırlayan ;

Anadolu Halk Bilim Kültür AKADEMİSİ bünyesinde çalışmalar

AMON FELSEFE OKULU yazı kurulu.

2 thoughts on “GÜN VE TAN”

  • Halit Bedirboz

    Toprak,Ana Can,canlı hayatın teni derisidir,çıplaktır,kışı kovar “kovalerken” atar derisini “soyunur”,baharda yenisini giyinir..işte bunu yaşar görür KARACAOĞLAN..Ne mutlu bize ,onun gönül gözü ile görenlere..

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir