Yazarlar-Konular

KAPI

Gülden Mahmud
“Kokusu geldi rüzgârın bi’ kelebek öptü boynumu…” Sokağı
Gülden Mahmut böyle yazmış, bir kapı resminin altına. Mehmet Aslanda ona aşağıda ki uzunca notu yazmış.
Mehmet Arslan
Kapılar, ulu kapılar… Hürmetle eğilerek, öperek, yüzümüzü sürerek, koklayarak, okşayarak girdiğimiz kapılar…Bir düşündüğümüzde bin, bir dokunuşta bin, bir bakışta bin geçmiş, bin göçmüş insan aradığımız kapılar…
Kim görür bu kapıları, kim insan arar, mesleği kaybolmuş bir ustanın oyduğu her nakışta…Her solmuş boyasında insana “hoş geldiniz” der gibi yada ismini söyler gibi, yada kimliğini anlatır gibi çıkardığı “gıcırtı sesinde” “insan” arayan, insan gören kim bu kapılarda!..
İnsan…
Yenik, kahırlı, unutulmuş ve özlem dolu kapılar…Herbiri bir köyün, bir mahallenin, bir kasabanın tarihi olmuş, herbiri binlerce insanın eliyle tutuşmuş, her biri öyle muhsun, öyle beklemenin piri olmuş…
O kapıları kim görür? Kim…
İnsan…
Gönlünde öyle kapılardan yüzlerce kapısı olan insan görür…Gönlünde gözünde ve kaleminde…
O kapılar adına “sağolasın, varolasın Gülden, bu “sarılınası” kapıları gördün gösterdin ya bize..” demeye ne kadar hakkım var bilmiyorum ama özlemin zorladığı haddi aşarak o kapılar adına sesesizce fısıldıyorum hassas kulaklara;
Sağolasın, varolasın Gülden…
Gülden Mahmud
Mehmet Arslan agbi bunca güzel dizenin altina bisey yazılır mı…Yazılmaz …öyle güzel fısıldanmış ki kapılarin hikayesi ..bana susmak kalır..saygıyla eğilir tüm ruh sırrınızın önünde.
—Gülden in bu kapısına İbrahim Çenet ‘te şöyle bir not düşmüş:
İbrahim Çenet
Kapı — Gülden — Mehmet Aslan ….İbrahim Çenet ve bende bir şey yazmış olayımda kapı ile ilgili ve dört güzel durum bir arada olsun.
Bazen kendi kendime derdim ki , ; biz Türkiyenin hele Çukurova lının dışında bizim kadar küfürbaz insanlar var mı , derdim. Sonra Yunanistanda yaşadığımda , gördüm ki Yunanlılarda bizim kadar küfür ediyor. Ve kızmıyorlar…. Sordum Yunanlılara , peki sizin söylenince kızdığınız küfrünüz yok mu ? Var dediler. nedir ?— Vay senin evini, eviyin kapısını …… diye başlayan küfürde çok kötü oluruz, dediler. Peki, neden, niye ev ! niye eviyin kapısı…. ! dendiği zaman. Dediler ki Türkiyede , Konya ovasında Çumra dolaylarında 9 bin yıllık Çatalhöyük kenti var. Orada evlerin kapısının üzerinde , parmakları açık bir el işareti, kabartması var…. İşte bu dur demektir, buradan ileri gitme demektir, ….vb. Gidilirse kötü olur. ….Bir gün Yunan parlamentosunda bir parti elamanı diğer parti elamanına protesto için …..bir elini parmaklarınıda açarak ve açık elinin iç kısmıda o karşıdakine gösterilecek şekilde …..Nah Sana ! derse işte kıyamet kopuyor, belki koalisyon bile bozuluyor. …Yani bu işaret ve söylem Anadoluda ki dokuz ( 9 ) bin yıllık kapıların üzerinde ki gelme , dur …. şeklinde ki anlamı, anlayışı simgeliyor ,anlatıyormuş. …. Gülden ve Mehmet Aslan bakın beni de sizin kapı olayınızın, mit ‘ine , içine çektiniz. İkinize de sevgiler .
Kapı yazısını derleyen ; Dergimizin araştırı gurubu. esinleyen Gülden Mahmut.
Gülden Mahmud

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir