150 – 200 YIL ÖNCELERİ AMANOS DAĞLARI ULAŞLILARINDA EVLİLİK TÖRELERİ, TÖRENLERİ.
Evlilik töre ve törenleri dünyanın çoğu yerinde farklılıklar göstersede , Türk dünyasında ve özellikle Anadoluda benzerlikler gösterir. Biz yazımızın başında Çukurova da , Amanos Dağları ve etrafında, Ulaşlı Türklerinde desekte genellikle kurallarda benzerlik vardır. Tabi evlilik törenleri şimdikinden farklıydı, örnek 150 yada 200 yıl önce evlilik törenlerini kısaca ,birazda baside indirgeyerek anlatalım , resimlerlede gösterelim. Bu tören günümüzde bir halk gösterisinde insanlara temsili sunulmuştur . Ki töreleri hakkında kısa bir bilgileri olsun.
Doğmak, ölmek, yemek içmek,çalışmak , uyumak gibi cinsellik yada daha dar anlamıyla evlilikte doğal bir olgudur. Evlilik yada aile kurmak bugünkü bir üretim biçiminin sonucudur. Yarın yada ne zaman nasıl bir evrim gösterecek tam olarak bilemiyoruz.
Evlenecek çiftler eşlerini kendilerimi seçer, aile büyüklerimi belirler, bir biçimde belirlenir. Tabi 150 – 200 yıl öncelerinden söz ettiğimize göre genellikle evliliği aile büyükleri belirler. Üzgünüz o zamanlar evlenecek gençler hatta çocuklar denecek kadar erken yaşlarda evlilik oluşturulur. 18 yaşın çok altında, 16 yaşında , 14 yaşında hatta kimi kız çocukları 13 yaşında evlendirilir.
Düğün tarafların varlık durumuna göre bir kaç gün, çalgılı, oyunlu halaylı türkülü , olabidiğince yemek ,içki ziyafeti ile yapılırdı. Diyelim düğün cuma günü başlar pazar öyle saatlerinde biterdi. Gelin genellikle kız evinden alınır , oğlan evine getirilirdi. Sözünü ettiğimiz zamanda ulaşım atlar ,at arabaları ve yaya yapılırdı.
Öyle vakti at arabalarına doluşan kızlı erkekli kalabalık coşkulu bir şekilde kız evine varırlar. Çeyizler, eşyalar yüklenir. Kız- oğlan evi uzaksa gelinde at arabasına bindirilir. Tersi yakınsa kız süslü bir ata bindirilir.

Kız evinde gelini , oğlan evi gelin alayına teslim edilmeden hemen önce kızın anası- babası önünde bir aile yakını kadın ,gelinin uzun – ak kuşağını törenle bağlar ve öyle teslim eder.
Kız evinde çeyiz ve eşyalar arabalara yüklenirken kız evinin bir odun- ateş ocağına törenle bir ateş yakılır. Bu ateş orta boy bir saç’ın içine kül ve üzerine de köz – ateş konur. Tutan el yanmasın diye çaput parçalarıyla tutulur. Bunu genellikle bir kadın , düğün alayının önünde süslü atlara bindirilmiş gelin ve evlenen oğlanın önünde yürüyerek, oğlan evine gelinir.

Gelin – kız evinde yakılan evlilik ateşi , gelin alayı önünde baş üstün de oğlan evinin ocağı tutuşturulacak.

Kız evinin ocağından alınan köz – kül ile oğlan evinin önünde yeni bir ocak yakılır. Bu yeni yakılan ocağa , gelin ve oğlanın önünde herkes sevinçle alkış tutarlar: — Ne mutlu, ne mutlu, yeni bir ocak daha yandı , yeni bir ocak daha tüttü. Bir ev daha töredik….. gibi sevinç gösterileri yaparlar.
Kız evinden verilen çul – palaz, çuval, kilim kap kacak vb ile yüklü at ve arabalar ve de ayrı birer süslü ata bindirilmiş oğlan ve gelin -kız önde oğlan evinin ocak yakılacak evine gelirler.
Gelin – kız attan inmeden özellikle kayın baba ve kaynana vereceği hediyeyi herkesin önünde söz verir. Bu hediye genellikle, at, dana, keçi, dam, veya toprak parçası , tüfek gibi şeyler olur. Bu an şöyle olur , gelen gelinin atının üzengisini bir olgun kadın tutar ve der ki : — Gelin attan inmiyor / Üzengisini kim veriyor ! ‘Aile büyükleride bir şeyler verirler.

Gelin verilecek hediyeeri bekliyor.
Hediyelerin verilmesinden sonra , gelinin üzerine doğru bir tabakta bulunan kuru üzüm, badem, buyday- arpa, renkli iplerde az birazda gümüş para gibi şeyler atılır. Ki anlamı , ürününüz bereketli, tatlı üzüm gibi ağzınız- diliniz tatlı, gümüş gibi alım gücünüz iyi olsun anlamında.
Gelen geline tahıl, ürün, para pul dan sonra birde sembolik olarak küçük bir çocuk getirip kucağına konur. Bu demektir ki çocuklarınız olsun, soyunuz – sopunuz bol olsun , demektir.

Getirilen gelinin eşyaları indirilir , özellikle renkli tülbentlerle süslenmiş çerçeveli ayna da unutulmaz.


Gelin ve damat düğün kalabalığı dağılmadan evin önünde bir sekiye oturtulur ve gelen geçen onlara iyilikler söyler, kutsar, sevgiler sunar. Toplumun çekirdeği bir aile böylece adım atmış olur.
Araştırı ve uygulama :Anadolu Halk Bilim Kültür Akademisi

Dogu Cukurovadaki 200 hatta 300 yil kadar onceleri evlilik tore ve torenleri incelemek bunlari sahnede de degil acik alanda kitle onunde gercegine cok yakin olarak uygulamak bile bir basaridir diye dusluyoruz. Bu eski toreleri uygulayan Halk Bilim ve Kultur Akademisi kutlariz.