ÇEPNİLER / ALİ AKSÜT
C. Necati Üçyıldız ( konuyu bize aktaran, özetleyen )
“ Divan kurulup kavil karar eyleyip
Bu yerlerden göçmek bildi Çepnilü
Göynüne yaylanın yalazı düştü
Ak doluyu içmek bildi Çepnilü. “
( GÖÇ DESTANI / NİYAZİ BAKAN
Özellikle Tahtacılar ve Çepni, Anadolu Aleviliği, Abdallar konusunda yıllardır araştırmalar yapan Ali
Aksüt ‘ü uzun süredir tanıyorum. Tahtacı örgütlenmesi sırasında 2006 yılında İzmir Narlıdere de Ocak
ateşinin yeniden yakılması sırasında onu yakinen tanımaya başladım. Sonra etkinliklerde yer aldı.
Son olarak Antalya Tahtacılar Derneğinin düzenlediği , söyleşi etkinliğinde birlikte konuşmacı olarak
yer aldık.
Antalya Finike, Elmalı da Can TV de Tahtacı Yurdu program çekimlerinde bize rehber oldu. Kendisi
ile Can TV de söyleşiyi Finike Gökbük köyünde Katran ağacı gölgesinde yaptık.
Uzun süredir Karadeniz, Akdeniz, Ege’de alan araştırması ve kaynaklara inerek hazırladığı Çepniler
kitabını ondan aldım. Bir çırpıda okudum.
Konu Çepniler ve Tahtacılar olunca daha kolay anlaşıldı. Başta Anadolu coğrafyasında olmak üzere
Balkanlar, Azerbaycan, İran, Macaristan, Moldavya da yaşayan Türkmenlerin tarihi kitapta yer almış.
Binlerce yıllık bir tarih süreci. Uygurlar, Kıpçak, Çepniler, Tahtacılar. İnançlarını, kültürlerini özgürce
yaşama adına sürekli göç etmişler. Ya da göç ettirmişler. Çin, Mogol, Selçuklu, Osmanlı sürekli
onların baskıları ile oradan oraya sürüklenmişler. Ama inançlarından, yaşamlarından ödün
vermemişler. Zaman , zaman baskılar karşısında süneni İslam inançlarını kabul etseler de , doğa
inancı, doğa sevgisinden hiç ödün vermemişler. Şaman inançları içinde yer alan, Nevruz, Hıdır Ellez
ve ziyaret yerlerine bakış açıları aynı kalmış. Toroslardan , gittikkleri Moldavya, Macaristan ve
Balkanlarda Hristiyan olmuşlar. Ama yılda ancak bir gün kilise ye gitmişler. Onun için bunlar gerek
Sünni Türkler, gerekse diğer Hristiyanlar tarafından hep hor görülmüş . Karaman, Karamanlı, Beyaz
Türk, Anadolu da Zaza, Karadeniz de Lazlar ile birlikte olup kaynaşmışlar. Ama bir kimliği hiç
unutmamışlar. Biz onları nereye giderse gitsin, Çepni yaşam biçimi, inanış biçimi ile tanımışız.
Ali Aksüt, Orta Asya Tibetlerinden, Anadolu , Balkanlar, Avrupa, Kuzey Karadeniz yakasında ; adım ,
adım onları takip etmiş. Maraş, Malatya, Erzincan, Gazi Antep , Halep , Şam, Balıkesir, Denizli ve
Tırakya da onların ayak seslerini dinlemiş. Karadeniz den Akdeniz’e , Toroslara, Gavur Dağlarına
inişleri. Ormanlarda ağaç kesmeleri, koyun güden, kervancı başları. Toprakla oynaşan Çepniler.
Kara deniz de Hacı Emirli Beyliği, Akdeniz Ege de Tahtacı kimliği. Işık Taifesi olmuşlar. Gagavuzlar ile
Bulgarlar ile Karaman ülkesinde özgürce yaşamışlar. Ama inançlarından, kültürlerinden ödün
vermemişler.
Koyuncu, develeri ile kervancılık yapan Çepni boyları, Tahtacı olmuşlar. Kömürcü olmuşlar. Marangoz
olup Nacar olmuşlar. Hala Maraş, Gazi Antep ve Kıbrıs ta onlar kendilerine nacarlı diyorlar. Ormanda
kesim yapmasa da , kereste işleyen hızarcı, marangoz olmuşlar. Gittikleri yerler de Ermeni ustalardan
ağaç işleme, oyma sanatını öğrenmişler. Su ile çalışan hızarlar, su ile çalışan değirmenler yapmışlar.
İşte Ali Aksüt’ün yıllarca uğraş vererek, sağlığını zaman, zaman ihmal edercesine hazırladığı tarihi el
kitabı artık okuyucu ile buluşmuş. Şimdi gittiği yerlerde zamanın yettiği ölçüde konuşmaya devam
ediyor .
Tarih süreci içinde Şah İsmail ve Karaman oğulları ile birlikte özgürce yaşamlarını sürdürmüşler. Ama
binlerce yıllık tarih sürecinde hep yaşamları kavga ile geçmiş. Orta Asya steplerinden Anadolu,
Balkanlar , Avrupa ya akın, akın gitmişler.
En çok zulmü de Osmanlı zamanında görmüşler. Yüzbinlerce Çepni öldürülmüş. Oradan oraya
sürülmüş. Kah İran Horasan Bölgesine gitmişler. Oradan eski yaşam yerleri Anadolu’ ya tekrar
gelmişler.
Araştırmacılar hep bir saptama ile karşı karşıya gelmişler.
“ Biz Horasan dan geldik “ diyorlar.
Uygurlardan, Oğuzlardan, Üçok, Bozok derken Çepniler kaz ayağını hep simge olarak taşımışlar.
Şimdilerde Tahtacı Mezar taşlarında o simgeleri hala görüyoruz. Gazi Antep, Balıkesir de Çepni
boyları, Ege de, Akdeniz, Çanakkale ye kadar dağlarda , bellerde Tahtacılar, Abdallar olarak hep
yaşam devam ediyor.
Anadolu’da Hacı Bektaşi Veli onlar ile birlikte yolu sürdürmüş, balkanlarda Bektaşi Ocaklarına onlar
sahip çıkmışlar.
Biz çıkardığımız notlar bu kadar, kitabı okuyan başkaları ise yeni bulgular bulacaktır. Bu bakış açısına
bağlı olarak zenginlikler olarak kabul edelim. Ama Araştırmacı Yazar Ali Aksüt ‘ün çok emekler vererek
hazırladığı “ ÇEPNİLER “ kitabını okuyalım.
(*) ÇEPNİLER – ALİ AKSÜT. GÜN OLA AJANS – 05325756080
C. Necati Üçyıldız
