Yazarlar-Konular

İnsanlığın, Türklerin ve  Ulaşlıların tarihi

İbrahim Çenet

3. bölüm

H — Özeroğulları  Ulaşlıdır ve  Üçoklardır.  Bayındır  BELGE  .

S. 165 Güneyde ki oba – boylar  üçoklar kalabalık. Bunlar Yüreğir , Kınık, Bayındır, Salur, ve Eymür dür. Önemli aileler Ramazanoğulları ve Özeroğulları.’

Not : Ramazan oğulları , Yüreğiri idare  eden ana aile. Ve  Özeroğulları ise Bayındırdan Ulaşlılar . Özeroğullarını oluşturan federe devletler ; Küçük Ali oğulları (Çenet  Ali Hanla  çağrışımlı olabilir ) , Ali Bekir oğulları (  Çenet Ali Han la çağrışımlı olabilir ) Çenet oğulları (  Çenet yabgularıyla ilgili olabilir. , Karayiğit – Ulaş oğulları, Kaypak oğulları… Yani Ulaşlılar – Özeroğulları. * ( 19 – 3 ) ( Maruzat – Tarihçi – Ahmet Cevdet Paşa. )

S.167 — Akkoyunlular Bayındır , armaları aynıdır. Bir Hanları Kılç- Aslan’dır.

Not : Kılıç – Aslan . Çend lerin bir  Hanlarıdır. Demek Çenet ler, Ulaşlılar , Bayındırlar aynı  kökten geliyorlar ve biliyorlar. *  Osmanlılar, Akkoyunluları, Ulaşlıları vb okutmaz, karışsın ister. 

S. 171 — Celali isyanları Çukurova bölgesinde.  Liderleri  Domuz oğlan , Beyce Bey — (  Beyceoğlu Ali Ağa  olgusu buradan geliyor olabilir. Mustafa oğlu Veli Halife.

Not : Demek bölgede  ki Domuzlu Dağı  domuz hayvanından değil Türk takviminde ki 12 hayvanlı takvimden geliyor. Beyceoğlu Ali Ağa  da  bu isyancı  liderle ilgili olmalı. *

S. 173 — Faruk Sümer ;  Dulkadir el ‘ i ( ülkesi ) şu obalardan oluşuyordu : …… Ulaşlılar ….. Varsaklar …..’

Not : Demek bölgede geniş bir  Ulaş ve Varsak  toplulukları var. Not : Dul kadir  olayı. Ulaşlılarda ki Kadir  adı  yaygınlığı. *

S. 177 — Çukurovada yaşayanlar kabile yapısını bozmamışlar Ulaşlılar  var…. Kadirlidede Ulaşlılar var., diyor  F. Sümer. ‘

S. 178 — Amanoslarda ki Kara Fakılılar gibi. ‘

Not : Faruk Sümer , bir bölgede ki oymakları sayarken Beydili ve Ulaşlıları ayrı ayrı sayıyor. Demek aynı değil. *

S. 183 –Faruk Sümer : ‘  XV yy dan sonra Osmanlılar doğudan aldığı yerlerde ki Türkleri Batıya , Balkanlara sürüyor ama  Kürtleri  bırakıyor ve hatta Doğudan Kürt getiriyor. ‘

S. 188 — Çukurovada  XlX yy kadar ekim yapılmadı yani 1865 yılına kadar.’

— Gündeşli bir Türkmen topluluğu — Gündeşlioğlu ‘.

    S. 195 ( Faruk Sümer, Oğuzlar  kitabı )– ‘ XlX yüzyılda Çukurovada Osmanlıların hükmü Adana Kentinden pek ileri ( doğuya ) gitmiyordu. ‘ …Not : Bu tespit  aynen doğru ve yaşadık. *

S. 195 —  ‘Derebeyler Kozanoğulları ‘

— ‘ Kozan ve etrafı , Beyler çalışkan ve halktan kimselerdi. ‘  . ‘ Öteki derebey ailesi Payas merkezli , Küçük Ali oğulları ailesi idi.’

— ‘  Ünlü şair Dadaloğlu  Kozanoğullarını Küçük Ali oğullarına bağlıyor. Ama bu şüpheli.’

— ‘  Özer oğulları ; Ulaşlı, Döngelelü, Çalışlı, Develi, Kebelü… Kurt kulağı ve burnaz köprüsü arasında yaşıyordu. 1735 de örnek ‘

— ‘  Gavur  Dağının Türk sakinleri bu Küçük Ali oğullarındandır.’ . ‘  Dadaloğlu Küçük Ali oğullarını anlatır. ‘

S. 197 — ‘  XV ve XVl yy Adana kent ve etrafının hakimi Ramazanoğulları , Özeroğulları , Kuşun oğulları ve diğerleri bölgenin fethinde önemli roller oynamışlardır. ‘

S. 197 — ‘ Güneyi Osmanlının işgali , onlara iyilik değil, asker almak amacındadır. ‘

Not : Türk oymaklarının önemi  çok amaçlıdır.. F. Sümer

S. 200 — ‘ Oğuzlar siyasi bir teşekkül için el ( il ) adını kullanıyor. Kimi Türkler  el için ulus adını kullanıyor. Akkoyunlu  ulusu, Karakoyunlu ulusu gibi . Oğuzlar Hanlarına Yabgu diyordu . Xll yy dan sonra bu unutuldu. Bey , Ağa  , dediler. ‘

Not : Mehmet Ağa, İbrahim Ağa, Çenet Kadir Ağa. gibi. *

— ‘ Kaşkarlı , bu söz  Oğuzcadır . Orhun abidelerinde  bud , diyor. Doğrusu  Bud ‘tur.

Boylarda obalara ayrılır .Obadan sonra  aileler oluşmuştur. ‘

S. 201 — El-oba- aile vb var. Anadoluda Oğuz boyları bir birine karışmıştır.’

S. 203  — Türk tarihini ve Oğuzları inceleyen , bilgiler veren yazarlar Oğuz  boyları için farklı sayılar veriyorlar.Örnek  Kaşkarlı 22 sayıyor, bazısı  20  vb .

Faruk Sümer, s. 203 — Reşidud din Oğuzların 24 boy listesini vermiştir. Bu önemli. Başkaları da  çoğu buradan almıştır.

— ‘Kaşkarlı Mahmut,  Halaç adını taşıyarak bazı hususlarda diğerlerinden ayrıldıkları için Oğuzlardan sayılmadığını söylediği iki boyu listesine almadığı gibi , bunların adlarınıda vermemiştir.’ Prof  Kilislide  söz eder bu durumdan.

Not : Halaç , Alaç, Alaş, Olaş, Ulaş.

Çenetler  tarihinden  notlar.

: Cami- ut tevarih (  Kitap adı ) Yazar : Reşidud- din Fazuıllah-ı el Hemadani.

Bu yazar ve ünlü kitabı  aynı zamanda bir kurul tarafından yazılmış, zamanının en önemli kaynağıdır. O zaman ve sonraları bir çokları bir çok bilgiyi bu eserden almıştır.

1306 – 7 yılında yaşamış . Dünya ve Türk tarihi. Bu kitapta  Çend  lerin tarihi var.

Özel Not : İ. Ü. Sosyal Bilimler enstitüsü yüksek lisans tezi. Meryem Yazar ( 20 )   

Reşidud – din Tevarih Fazlullah’ ın , Cami ‘ ut Tevarih adlı eseri  :  Harzemşahlar kuşatması Çend hükümeti Şah Melik Harzemşahları yener vb… S. 16 İ. Ü. kütüphanesinde var. ‘ Cend fetihnamesi.

x x x

I — NOT : ÇENETLERİN GÜNÜMÜZDEN  NOTLAR.

Araplar  Çenet  sözünü  cim – nun – dat harfleriyle yazıyor. yani CND . Çünkü Araplarda sesli harf yok sayılır. Bu CND  yi  ÇENET diye  okuyor .Bazı ülkelerdeki insanlar bu CND  sesini farklı okuyorlar. Örnek : Çend, Çent, Çenet, Canad, şeklinde okuyor, Bu Tarihte bu kadar  görevler yapmış bir kavmin adını gerçeğe en yakın olarak Türkiyede ki ve Suriye  Halep bölgesi insanları söylüyor. Bir  konuyu tekrar edelim : Konumuz Ulaşlılar. 8. Yy. dan sonra Kıpçaklar tarihi içinde Ulaşlılara  ulaşıyoruz ve biliyoruz. Belgelerde çok. 9. Yy ve sonrasını da Türkçe belgelerden görüyoruz. Ancak Kıpçak öncesi için Çenet ‘lerin tarihine bakıyoruz. Neden , geçmişte ve bugün Çenet ‘ lerde  pek çok büyük kabile ve aileler gibi Ulaşlıların içinde. İşte bu yüzden Çenetlerin bilinen tarihine fazlaca eğiliyoruz:

Çenet  ler , tarihi en az  2000 yıl önceye gider. Aral Denizi  kıyılarında. Aral gölü bir Çenet’ ler  gölüdür. Çenet’ ler kavminin , bölgesinin halkının ve devletinin başşehri  Çened kentidir. Bu kent şimdilerde  Kazakistan sınırlarında. En az  iki bin yıl önceye dayanan  bu tarihi kentin şimdilerde  arkeolojik  kazıları yapılıyor.

Diğer Türk  kavimleri gibi  Çenet  ler  kavimleride  Doğu dan batıya doğru  geliyorlar  ve tabi çoğu yerde de diğer  Türk kavimleriyle karışıyor. Kimileri hatta çoğu  unutuyor  eski tarihlerini.. Kimileri  bulanık şekilde biliyor  bu tarihlerini.

Ancak  Güney Türkiyede ki Amanos Dağları  ve etrafında  ve de  Doğu Çukurovada oturan  Çenet  ler unutmuyorlar  bu tarihlerini.. Bu  ismi hep kullanmışlardır. Olağan isimlerinin başına hep  Çenet sözünü eklemişlerdir. Çenet İbrahim Ağa , Çenet Kadir Ağa  vb.

Şimdi  Osmaniye  ve etrafında Çenetler kalabalık olarak yaşarlar. Ayrıca  Elazığ, Bingöl, Ankara  ve Ankaranın Bala  kentlerinde de  Çenetler  yoğunca yaşarlar. Dünya bilardo şampiyonu Ankara / Bala’dan  Lütfi Çenet , Yutup un ünlü belgesel ve bilgi  filmcisi  Ruhi Çenet , Türkiyenin çok ünlü ve başarılı plastik cerrahi Seyhan Çenetoğlu vb.  tanınan isimlerdendir.

Güney Türkiyede geniş Çenet ler topluluklarının yanında  özelliklede 1936  soyadı  kanundan sonra  değişik soy ad  almış  geniş  topluluk ve aileler vardır. Çenet lerin yoğun yaşadığı Osmaniye  / Çardak köyünde  bile  soy adlarını( 1936 yılında ) ÖRNEK  ve ÜLKÜ   yapan insanlar vardır.

Ayrıca Amanos  Dağlarının hemen doğu tarafında Türkoğlu ve Beyoğlu beldesi  ve köylerinde  bir gurup  Çenetler soy adlarını SAYGILI   olarak almıştır. Şimdilerde  Saygılılar  Osmaniye  ve ilçelerinde de  yaygındırlar. Başkaca Payas ta ki bazı aileler soy adlarını  TURAN olarak almışlardır. Gene Dörtyoldan, İskenderun , Kırıkhan  da yaşayan  geniş bir aile  GÜVEN  soy adını almıştır.Ceyhan – Yumurtalık arasında Doruk beldesi ve etrafta ki ailelerde  Kahraman soyadını almışlardır.

Bu ailelerin dağılması  ya  nüfus yoğunluğu, otlakiye  gerekliliği ve bazıları da  kavgalı iki ailenin birilerinin,  yönetim gurubu  kararıyla  o  denen bölgeye yerleşmesiyle olmuştur.

Doğu Çukurova da  ki  büyük ailelerden ikisi vardır  ki bunlar 1700  yıllarında  ayrı gibi yaşamaya başlamışlardır  Çenet ler ve Alibekiroğluları.. Çocukluğumuz da  bu aileden  olanlar  tam anlamıyla  emmioğlu  olarak davranırlardı birbirlerine. Bu adı geçen aileler  ve ötekiler hep birlikte Ulaşlı  boyu içindeydi ama bu iki aile daha da yakın idi. Yani Çenet  boyu  olarak.

* * *

( Hemen üstte ki notlarımızda yararlandığımız bazı  kitap, belge ve  eserlerin adları  : 

S. P. TOLSTOV: Po sledam drevne Horezmiyskoy tsivılizatsii. MoskvaLeningrad 1948, Ilimler Akademisi Neşri. 322 S. 40 ( 21 )

, 8 plânş, 3 levha, ı harita.

S. P. Tolstov’un yayınlamış olduğu “Eski Harizm Medeniyeti Peşinde” adlı

arkeologları olduğu kadar tarihçileri de ilgilendiren 322 sayfalık bu eseri iki

kısımdan ibarettir.

“Eski Harizm’de Seyahat” adı nı taşıyan birinci kısımda:

I — Kaybolan kitapların sayfaları

II — Eski Harizm’in kapıları

III — Hayaletler memleketinde

IV — Binlerce yıl öncesinden

açıklamada bulunmaktadır:

“Türk-Oğuzlar yabgu’sunun merkezi Sır-Derya nehrinin döküldüğü yerin

güneyinde Yangikent (Yenişehir) idi. Huvara ile Cend şehirleri komşu şehirlerdi.

Bunlardan Cend ( Çenet ) şehri mühim bir beyliğin başşehri idi. X – XI. yüzyıllarda Harizm – Oğuz münasebedleri tarihinde ve Selçuklu hanedanının yukselmesinin birinci safhasında çok mühim rol oynayan bu beylik XII. yüzyılda Harizm’e tabi idi ve kendi tarihinde olduğu kadar, Selçuklu hanedanının yükselmesinin birinci safhasında da çok büyük bir rol oynamıştır” dedikten sonra yazar, fikrini şu neticeye bağlamaktadır:

Nota Not : 2009 yılında  Ceyhanda toprak ürünleri esnaflığı yapan yaşlıca  Nail Kahraman amcayla  sohbet ediyoruz. .. Selam verip; Dayı dedim , sana adımı söylemeliyim ama  izin verirsen az sonra  söylesem… Olur !  dedi. Sen şu Doruk beldesinden misin. Evet dedi.– Sizin eski  kökünüz  nereli ?  Horasan  Çenet’ lerinden  dedi. — O kadar eskiye  gitme, dedim. — Peki , o zaman, Osmaniye Çenet’lerdeniz  dedi…. Ve aramızda koyu bir sohbet başladı.

Çent ler belgeler :  

Harzemşahlar  Çend valisi, Bey’i ; Kemalettin Arslan’la ….savaş yaptı, yendi esir aldı, hapsetti. ….Prof.Dr.  Abdulkerim Özaydınlı  Cend adlı makalesi. S. 359- 360. ( 22 )

Bu tam bir Çent belgesi.

—  Çend şu an Kazakistanda Oğuzların yaşadığı üç önemli kentten birisidir. Çend, Huvare , Yeni kent ( Özçent )  

‘ Aral gölü bir Çend gölüdür.

S. 206 — Sungur kuşu Tuğruldan küçük Doğandan büyük bir  kuştur.’

Bayındırların, Ulaş’lıların ve  Çenet lerin  kutsal  kuşu. Sungur  dur.

Bir kesim hayvanının her bir yanı bir Türk boyunda önemlidir. Bayındırlar, Ulaşlılar ve Çenetlerde bir davarın döş kısmının eti  önemlidir, anlamlıdır. Hayvanın bu döş etinden, döş doldurması dedikleri özel bir yemek yaparlar ve olasıyla  etrafla birlikte yerler.

S. 216 — Müslüman Oğuz Hükümdarı  Ali Han ( Çent ) zamanında Amu derya suyunun kenarında kırk ( 40 ) atlı çıkaran Kayılarda vardı. ‘

S. 218 — ‘ Denizlide  Horzum adlı bir köy vardır , bu Horzum; sekiz yüz yıl önce Asyada ki Harizm  kabile ve devletinden geldiğidir. ‘

Not : Kozanın hemen yukarısında  Horzum diye  bir yayla vardır. F. Sümer Hoca  bu  Horzumu Harizmden geldiğini söylüyor. Öyleyse  tarihteki Çend, Çenet, Çend  halkı , kabile, boy  ve devleti ve hükümdarları , bugün ki Çen(e)t olduğu tam ayniyettir.

Not : Çent halkı hükümdarları ; Çenet  Ali Han, onun oğlu   Kılıç Arslan, Şah Melik, Çent Han , Hu Han , Kemalettin Aslan’ dır .  ( Çent lerin önemli bir kentinin adı adı Hukent  tir. Çininde aynı zamanda  bir  hükümdarları vardır  Hu Han diye. ( Hu;  Çin kaynaklarında  Uygurlara verilen bir isimdir. )

Aslında bugünde  yani Çenet’ lerin boy Beyi ve Ağalarının ad başlarında yerel halk hep  Çenet ismini kullanıyor. Çenet İbrahim Ağa, Çenet Kadir Ağa, Çenet Musa Çavuş…Çenet Hasan vb.

xxx

S. 219 — ‘ Kayılardan bir bölümü Batıya değil doğuya gitmiştir. İki küçük bölük olarak. Bu Kayı bölüğünden birisi Curcan bölgesinde ki Göklen topluluğu arasında ki, diğeride Ğay adı ile Ali – Eli içindedir. ‘  (23 )

Not : XlX yy yabancı seyyahlar , yazarlar — A. Burnes , Voyage Vembouchure de de V. İndüs a Lahur , Caboul, Balthet Bouhara .  — Fuat Köprülü , Osmanlı İmparatorluğu etnik kökeni.s. 281. ‘

Not : Burada ki Ali  Eli ( halkı – ülkesi )     Çend hükümdarı, Çend Kılçaslan, olmalı.

S. 219 — Kayı Boy u önemli bir Türk topluluğu olmakla beraber , Osmanlının  Kayı boyundan olduklarını tartışırız. ‘ . ‘ Osmanlıların önceleri evet ama sonraları bu Türklüğü unuttuğu görülüyor.’ ( Prof Dr. Faruk Sümer ; Oğuzlar- Türkmenler. S. 219 )

S. 220 — Xlll yy dan itibaren Batılılar Anadolu için Türkiye , Türkistan ve Türklerede eskiden beri  olduğu gibi Türk diyorlar.’

S. 228 — Bayat  ların önemli bir kolu Reyhanlıda oturur. Sivas, güney vb gezer. 1865 de bu  Reyhanlı Bayat Türkleri Fırkai İslahiyeye ( Osmanlılara ),  Gavur Dağı saldırılarında  yardım eder. ‘

— ‘ Hatayda  ki Mürseloğlu aileside Bayatlardan. ‘

S. 229 Salur Boyuna Araplar Saluriyye diyorlar. Çent , Çenet ‘i var sen düşün. *

NOT :  Benim ‘zaman ‘ çalışmasına  : ‘ Doğanın sonsuz döngüsü ‘ , Öz dönüşümlülük ‘

Mitolojiyide içerir bu söz.

S. 238. — ‘ Tüm boy şemalarında  Halka evli adında  bir boy adı var. Ancak hiç bir yerde bu boya ait belge, yerleşim yeri, köye raslanmamıştır. ‘

S.239 — Kara evli adlı  bir boy adı tüm boy şemalarında var ancak  böyle  bir boya, Anadoluda, Irak ta İranda, Suriyede  rastlanmamıştır.’

S. 259 — Yaparlı boyu tüm şemalarda var ama hiç bir yerde  böyle bir yerleşim yeri  ve ad  yok.

S. 295 — Kızık , bu boyun adı defterlerde geçmesine rağmen  pratikte  yokturlar.

Belge .

S. 269 —  ‘ 1411 Halep Türk beyleri ve Dulkadiroğlu beylikleri  birlikte Antakyayı  Özeroğullarından aldı. ‘

Not : Demek  1411 de  Özeroğulları yani Ulaşlılar  Amanos Dağlarının hakimleridirler. * Faruk Sümer hocanın bu tespiti ve aktarımına görede Dulkadiroğulları ve Ulaşlılar ( Özeroğulları ) komşu ve farklı yapılanma. Ve toprak ve egemenlik için savaşta  yapıyorlar.

S. 273 — Bir yerde ki beylik zayıfladığı zaman -geniş ailelelerin etrafında ; Ağa, Ağalık, kethüdalar oluşuyor.’

— ‘ Ağa  ünvanını taşıyan kethüda aileleri  olmuştur. ‘

S. 274 — ‘ Yıl 1687 Kayserinin doğusunda, bir anlamda  Torosların iç kesimlerinde yaşayan Avşarlar 200 atlı ile Avusturya  savaşına katılmışlardır . ‘

Not : Demek Osmanlılar  oraya kadar Avşarlara  geliyor. *

S. 274 — Toroslarda ki Avşar Beyleri arasında Çerkez, ve Abaza  beyler var. Bu isim nasıl gelmiş ya bazı özel komutanlar zaman içinde yada köle olarak Çerkezler var. Hatta Çukurovada  Avşar olmayan Türklerde de Çerkez lakaplı kimseler var. ‘  ( Faruk Sümer )

S. 276 –XVl yy Kozanda  Avşarlar yoğun, 1375 de Memlukluların Kozan seferinde Kuzey Suriyeden Afşarlar getirilmiş. Bunların bir kısmı geri gitmemiş.  Kozana üç oklarda sefer yapmış ama zaten onlar bölgenin insanları. ‘

S. 280 — Aslen Avşarlara mensup bulunan ya da onlar ile yakın bir karakteri olan büyük şair Dadaloğlu ….. ‘

Not : Bazıları Dadaloğlunu Afşar bazılarıda Küçük Ali oğullarından olarak görür. , bizce de  Dadal iki boy ilede ilgili, Onun babası Avşar anası Ulaşlılardan- Özeroğullarından. Ancak  uzun yaşayan Dadaloğlu son yıllarında  hep Ulaşlılarla  yaşamıştır. Ve Ulaşlılar üzerine (  Gavudağlılar ürerine) çokça  şiirler ,  övgüler yazmıştır.*

S. 297 — Bey – dili.

BELGE  — Beydili ve Bozok.

— S. 297 — F. Sümer . ‘ Beydililer Kuzey Suriyede ki Türkmenlerin Bozok kolunu oluşturan boylardan birisidir. ‘

NOT : Oysa Bayındırlar, Ulaşlılar , Yüreğirler, Çepniler ve Peçenekler  üç oklardandır.

Not a not : Kıpçaklarda  Peçenekler  ve  Ulaşlılar aynı  ana  alem içerisinde. *

Not : Kuzey Suriyede ve aynı zamanda Antep bölgesinde ki  Beydili  boyunun beylerini sayan Faruk Sümer Beylerin sanki Avşarları sayıyor. Çünkü Beydilililerde , Avşarlarda  bozoklardan . *

— ÖNEMLİ : Bir yanlışın düzeltilmesi .

S. 298 — Faruk Sümer . ‘ Beydili boyunun içinde ki  obalar  sayılır.  22. sırada ki Ulaşlı (  39 ev)  . ‘ F. Sümer ‘  Burada adı geçen Ulaşlı obasına bakarak , Beydililerle , Gavur Dağlarında ki  Ulaşlılar arasında hiç bir ilişki ve münasebet  yoktur. ‘ 

Not : Demek Beydili hiç Ulaşlı değil. *

BELGE

Beydililer  tarikatçı, dindar  …. ilginç….. Oysa Ulaşlılar tam tersi…

S. 298 — Kuzey Suriyede  Boz ulus denen ….. toplumun  26. ve 27. sıradaki Beğ-Dili obalarına gelince, bunların din ve tarikat adamlarından meydana geldiği görülüyor. Bu obalardan birincisi Hoca Ali Şeyh adını taşımakta ve dört şeyh ailesinden müteşekkil bulunmaktadır. Defterde bu şeyhlerin: “ kadimden er ocağı olup, bir senede üç kelâmullah hatmedüp sevabın hazret-i hüdâvendigâr ’a (Ka­nunî) edâ ettikleri, duaları makbul kimesneler” oldukları kaydedilmiştir. Yine şeyhlerden müteşekkil bulunan ikinci oba Boz-Geyiklu adını taşıyor. 17 kişi olan bu oba mensuplarının: “ kadimden vâcib ur-riâye kimesneler” oldukları evlerine “ kurban, çırak gelür dervişler idikleri”  F. Sümer, Boz-Oklu Oğuz boylarına dâir, s. 79-80, 95-97.

Ve “ hem mezkûr Beğ-Dili cemâatinin uluları oldukları” söyleniyor7.

Bu kayıtlardan bugün dahi Gazi-Antep ve Suriye’deki Türkmenler’in

biricik velîsi sayılan B o z -G e y ik lu D e d e’nin hangi boya mensup

bulunduğunu ve bu dedenin oğulları olduğunu öğrenmekteyiz. Yine

bu kayıtlara göre, B o z -G e y ik lu D ed e’nin XV . yüzyılda yaşamış

olduğuna ihtimal verilebilir.

Beğ-Dili boyunun nüfusu XVI. yüzyıl boyunca daimî bir artış göstermiştir. 984 (1577) yılında Haleb Türkmenleri sancağı beğine gönderilen bir hükümde Beğ-Dili boyunun devlete isyan etmiş olan Arab emirlerinden E b û -R iş oğluna yardım etmek üzere olduğunun duyulduğu yazıldığı gibi, aynı tarihli diğer bir hükümde de yine Beğ-Dili’den Sincan, Kara-Şeyhli ve Çoplu obalarının yol kesicilik ve yağmacılık yaptıkları bildirilmektedir.

M üverrih N a im a  Beğ-Dili Türkmenlerinin Haleb’ten Diyarbekir’e kadar uzanan sahanın en güzel yaylaklarına sehip olduklarını yazıyor. Fakat yine aynı müverrihin sözlerine göre, Beğ-Dili Türkmenleri bu güzel yaylaklarında rahat durmıyarak çiftçilerin ekinlerini davarlarına çiğnettikleri gibi, vergilerini vermekten de kaçınmışlardı.

Bu sebeble 1039 (1630) yılında Bağdad’ın geri alınmasına memur edilmiş olan Vezir-i Âzam Hü srev Paşa Haleb’den hareket etmeden önce kuvvet göndererek bu boyu yola getirmiş, vergi borçlarına mukabil de 10 000 koyun ve yüz kadar develerini zaptettirmiştir.

Beğ-Dili boyu hakkında aynı yüzyılın sonlarına ait mühim haberler vardır. Lâkin bunlardan bahsetmeden önce onun Yeni-ll’deki kolunu tanıtmak gerekiyor.

2. Yeni-ll:

Yeni-ll’de yaşayan Beğ Dili oymağı, biraz yukarıda söylendiği gibi, Haleb Türkmenleri arasındaki ana koldan yeni ayrılmış ve onunla  Ali Rıza (Yalgın )  ın Türkmenlerden dinlediğine göre (Cenubta Türkmen oymakları, İstanbul, 1931-1932, 1, s. 25, haşiye), B o z-G e y ik lü D ede’nin tü rbesi Münbiç (Membiç) (25 ) kazasında, Kuru-Dere*ye bir saat mesafede olan bir yerde bulunmaktadır. Yine aynı müellifin anlattığına göre her yıl Türkmenler bu türbenin etrafında toplanıp şenlik yapmaktadırlar. Türkmen rivayetlerinde B oz-G ey ik lü D ede’nin A b m ed -i Y e se v î torunlarından olduğu ve H acı B ek taş-ı Veli ile münasebeti bulunduğu söyleniyor. R a h m etli Ali Rıza Bey, Türkmenler in en büyük andlarında B oz-G ey ik lu Dede’nin adını kullandıklarını ve en büyük yeminlerini B o z-G e y ik lü Dedelerinin hayzurân çubuklarından atlamak suretiyle ettiklerini de anlatmaktadır (s. 44). Bu sonuncusu eskiden Anadoluda her yerde bilinen bir yemin şekli olup adına “değnek atlama” deniliyordu.

Mühimme defleri, nr. X VIII, s. 13. Tarih, İstanbul, 1280, III, s. 7-8. (  26 )

Bu kol  Osmanlılarla daimî temas ve münasebette bulunan bir koldur. Bu kol K a n u n î devrinde üç obaya ayrılmıştı. Bunlardan 75 vergi nüfuslu birinci oba Deve-Taş adlı bir yerde, 62 vergi nüfuslu olan İkincisi Boz-Üyük’te, 70 vergi evi kadar olan üçüncüsü de Yellüce’ye bağlı Alaca-Han’da yaşamakta idi. Bunlardan ilk ikisi boyun adını, üçüncüsü de Güneş adını taşımaktadır.

III. M urad (1574-1595) devrinde bu Beğ-Dili kolunun kalabalık bir teşekkül haline gelmiş olduğu görülüyor. Bu devirdeki Beğ-Dili obalarının en büyüğü Emtileklu olup, 61 vergi nüfuslu Bekmişlu, 26 vergi nüfuslu Arablu, 22 vergi nüfuslu Fakihlu ( Fakılu), 56 vergi nüfuslu Sincan, 80 vergi nüfuslu Güneş, 93 vergi nüfuslu Kazlu kollarından meydana gelmiştir. Emtilek’in bir şahıs adı olması muhtemeldir.

Emtileklu’dan sonra bu Beğ-Dili kolunun şu obaları da zikre değer:

Kara-Hasanlu (38 vergi evi), Karacalu (82 vergi evi), Süleyman Kethüda (128 vergi evi), Topaklu (50 vergi evi), Gün (83 vergi evi), Otamışlu (49 vergi evi), Kara-Şeyhlu (97 vergi evi), Çoban-Beğlu 10 (24 vergi evi), Boz-Koyunlu (86 vergi evi), Uğurlu B eğ’e tâbi diğer Boz Koyunlu (47 vergi evi), Şefaat Beg’e tâbi Boz-Koyunlu (32 vergi evi) ve Kuzucaklu (15 vergi evi) . Yeni-İl’deki bu Beğ-Dili kolu kış gelince Haleb bölgesine inerek kışlamakta idi.

1100 (1698) yılında Beğ-Dili boyunun yukarıda adları geçen BozKoyunlu ve Kara-Şeyhlu obaları Elbistan kasabasına yürüyerek burayı 40 gün kuşatmışlardır . Bu, sadece yağma maksadı ile mi ilgilidir, yoksa buna başka bir sebeb mi âmil olmuştur bu hususta bir tahminde bulunmak mümkün olmuyor.

BELGE  —- Osmanlı lar Beydilileri   Avusturya seferine götürüyor.

Ertesi yıl Beğ-Dili beğleri 150 atlı ile Avusturya’ya yapılacak sefere çağrılmışlardır. Bu beğler şunlardır:

F iru z B eğ oğlu Şâhin B eğ

Şedid oğlu Topal Âssaf Beğ

Bekmişlu Gânim B eğ

K ö r Nâsır B eğ

Y ü z H âtim A ğa oğlu H aşan B eğ

Seyf Han Beğ

Not — Ulaşlıların böyle birer beyleri yoktur bizce.

 Suriye sınırındaki Çoban Beğ tren istasyonu adını bu obadan almış olsa gerektir.

 F. Sümer, Boz-Oklu Oğuz boylarına dâir, s. 99-100.

. Ahmed Refik , Anadolu’da Türk aşiretleri, s. 79; vesikalardaki Kara Eşmeli, Kara-Şeyhlu olacaktır. Aynı eser, s. 84.

E bu S e y f oğlu M irza İsm a il Beğ

K a ra -Ş e y h lü K ız ıl İd ris oğlu M usa B eğ

Şeyh M usa K eth ü d a

Şah İsm a il oğlu M ehm ed B eğ

B o z -K o y u n lu A h m ed K e th ü d a

K a ra -Ş e y h lu e l-İy s O ğ u lla rı: K en ’ an ve K essâl B eğ

K ırg ıl Y ah y a oğlu

B o z -K o y u n lu M u rtaza K eth ü d a

D öğ erlü Y e d i Beğ.

Faruk Sümer  S. 300 — Osmanlılar  Kuzey Suriye  ve Antepte ki Beydilileri Avusturya  seferine çağırmış ve katılmışlardır. ‘

Ahmet Cevdet Paşa. Maruzat.

Not  1870 yılına çok yakın bir zamanda Ulaşlılar  Osmanlılarla böyle bir münasebetleri  yoktur hatta düşmandırlar. Yukarda adları sayılan 15 ağa  hiç Ulaşlılara benzemiyor ve Ulaşlılarda  böyle  Ağalık yoktur ve olamaz. Dolayısıla  Ulaşlılar Beydili olamaz. *

S. 312 — ‘ Karkınlar , Kaşkarların bazı  hususlarda  diğer boylara  uymadıkları ve  Halaç  şeklinde ayrı bir ad taşıdıklarını söyleyerek listesine almadığı iki boydan birisidir. ‘

Not : Halaç  burada da ayrı bir boy. diyor. Demek  Oğuzlardan başka  Halaç diye ayrı bir kavim var. *

Not : Karkın , Garkın , Karkun, Kargun  gibi  imlalarla yazılıyor. *

Devam edecek

İbrahim Çenet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir