İnsanlığın, Türklerin ve Ulaşlıların tarihi
İbrahim Çenet
3. bölüm
H — Özeroğulları Ulaşlıdır ve Üçoklardır. Bayındır BELGE .
S. 165 Güneyde ki oba – boylar üçoklar kalabalık. Bunlar Yüreğir , Kınık, Bayındır, Salur, ve Eymür dür. Önemli aileler Ramazanoğulları ve Özeroğulları.’
Not : Ramazan oğulları , Yüreğiri idare eden ana aile. Ve Özeroğulları ise Bayındırdan Ulaşlılar . Özeroğullarını oluşturan federe devletler ; Küçük Ali oğulları (Çenet Ali Hanla çağrışımlı olabilir ) , Ali Bekir oğulları ( Çenet Ali Han la çağrışımlı olabilir ) Çenet oğulları ( Çenet yabgularıyla ilgili olabilir. , Karayiğit – Ulaş oğulları, Kaypak oğulları… Yani Ulaşlılar – Özeroğulları. * ( 19 – 3 ) ( Maruzat – Tarihçi – Ahmet Cevdet Paşa. )
S.167 — Akkoyunlular Bayındır , armaları aynıdır. Bir Hanları Kılç- Aslan’dır.
Not : Kılıç – Aslan . Çend lerin bir Hanlarıdır. Demek Çenet ler, Ulaşlılar , Bayındırlar aynı kökten geliyorlar ve biliyorlar. * Osmanlılar, Akkoyunluları, Ulaşlıları vb okutmaz, karışsın ister.
S. 171 — Celali isyanları Çukurova bölgesinde. Liderleri Domuz oğlan , Beyce Bey — ( Beyceoğlu Ali Ağa olgusu buradan geliyor olabilir. Mustafa oğlu Veli Halife.
Not : Demek bölgede ki Domuzlu Dağı domuz hayvanından değil Türk takviminde ki 12 hayvanlı takvimden geliyor. Beyceoğlu Ali Ağa da bu isyancı liderle ilgili olmalı. *
S. 173 — Faruk Sümer ; Dulkadir el ‘ i ( ülkesi ) şu obalardan oluşuyordu : …… Ulaşlılar ….. Varsaklar …..’
Not : Demek bölgede geniş bir Ulaş ve Varsak toplulukları var. Not : Dul kadir olayı. Ulaşlılarda ki Kadir adı yaygınlığı. *
S. 177 — Çukurovada yaşayanlar kabile yapısını bozmamışlar Ulaşlılar var…. Kadirlidede Ulaşlılar var., diyor F. Sümer. ‘
S. 178 — Amanoslarda ki Kara Fakılılar gibi. ‘
Not : Faruk Sümer , bir bölgede ki oymakları sayarken Beydili ve Ulaşlıları ayrı ayrı sayıyor. Demek aynı değil. *
S. 183 –Faruk Sümer : ‘ XV yy dan sonra Osmanlılar doğudan aldığı yerlerde ki Türkleri Batıya , Balkanlara sürüyor ama Kürtleri bırakıyor ve hatta Doğudan Kürt getiriyor. ‘
S. 188 — Çukurovada XlX yy kadar ekim yapılmadı yani 1865 yılına kadar.’
— Gündeşli bir Türkmen topluluğu — Gündeşlioğlu ‘.
S. 195 ( Faruk Sümer, Oğuzlar kitabı )– ‘ XlX yüzyılda Çukurovada Osmanlıların hükmü Adana Kentinden pek ileri ( doğuya ) gitmiyordu. ‘ …Not : Bu tespit aynen doğru ve yaşadık. *
S. 195 — ‘Derebeyler Kozanoğulları ‘
— ‘ Kozan ve etrafı , Beyler çalışkan ve halktan kimselerdi. ‘ . ‘ Öteki derebey ailesi Payas merkezli , Küçük Ali oğulları ailesi idi.’
— ‘ Ünlü şair Dadaloğlu Kozanoğullarını Küçük Ali oğullarına bağlıyor. Ama bu şüpheli.’
— ‘ Özer oğulları ; Ulaşlı, Döngelelü, Çalışlı, Develi, Kebelü… Kurt kulağı ve burnaz köprüsü arasında yaşıyordu. 1735 de örnek ‘
— ‘ Gavur Dağının Türk sakinleri bu Küçük Ali oğullarındandır.’ . ‘ Dadaloğlu Küçük Ali oğullarını anlatır. ‘
S. 197 — ‘ XV ve XVl yy Adana kent ve etrafının hakimi Ramazanoğulları , Özeroğulları , Kuşun oğulları ve diğerleri bölgenin fethinde önemli roller oynamışlardır. ‘
S. 197 — ‘ Güneyi Osmanlının işgali , onlara iyilik değil, asker almak amacındadır. ‘
Not : Türk oymaklarının önemi çok amaçlıdır.. F. Sümer
S. 200 — ‘ Oğuzlar siyasi bir teşekkül için el ( il ) adını kullanıyor. Kimi Türkler el için ulus adını kullanıyor. Akkoyunlu ulusu, Karakoyunlu ulusu gibi . Oğuzlar Hanlarına Yabgu diyordu . Xll yy dan sonra bu unutuldu. Bey , Ağa , dediler. ‘
Not : Mehmet Ağa, İbrahim Ağa, Çenet Kadir Ağa. gibi. *
— ‘ Kaşkarlı , bu söz Oğuzcadır . Orhun abidelerinde bud , diyor. Doğrusu Bud ‘tur.
Boylarda obalara ayrılır .Obadan sonra aileler oluşmuştur. ‘
S. 201 — El-oba- aile vb var. Anadoluda Oğuz boyları bir birine karışmıştır.’
S. 203 — Türk tarihini ve Oğuzları inceleyen , bilgiler veren yazarlar Oğuz boyları için farklı sayılar veriyorlar.Örnek Kaşkarlı 22 sayıyor, bazısı 20 vb .
Faruk Sümer, s. 203 — Reşidud din Oğuzların 24 boy listesini vermiştir. Bu önemli. Başkaları da çoğu buradan almıştır.
— ‘Kaşkarlı Mahmut, Halaç adını taşıyarak bazı hususlarda diğerlerinden ayrıldıkları için Oğuzlardan sayılmadığını söylediği iki boyu listesine almadığı gibi , bunların adlarınıda vermemiştir.’ Prof Kilislide söz eder bu durumdan.
Not : Halaç , Alaç, Alaş, Olaş, Ulaş.
Çenetler tarihinden notlar.
: Cami- ut tevarih ( Kitap adı ) Yazar : Reşidud- din Fazuıllah-ı el Hemadani.
Bu yazar ve ünlü kitabı aynı zamanda bir kurul tarafından yazılmış, zamanının en önemli kaynağıdır. O zaman ve sonraları bir çokları bir çok bilgiyi bu eserden almıştır.
1306 – 7 yılında yaşamış . Dünya ve Türk tarihi. Bu kitapta Çend lerin tarihi var.
Özel Not : İ. Ü. Sosyal Bilimler enstitüsü yüksek lisans tezi. Meryem Yazar ( 20 )
Reşidud – din Tevarih Fazlullah’ ın , Cami ‘ ut Tevarih adlı eseri : Harzemşahlar kuşatması Çend hükümeti Şah Melik Harzemşahları yener vb… S. 16 İ. Ü. kütüphanesinde var. ‘ Cend fetihnamesi.
x x x
I — NOT : ÇENETLERİN GÜNÜMÜZDEN NOTLAR.
Araplar Çenet sözünü cim – nun – dat harfleriyle yazıyor. yani CND . Çünkü Araplarda sesli harf yok sayılır. Bu CND yi ÇENET diye okuyor .Bazı ülkelerdeki insanlar bu CND sesini farklı okuyorlar. Örnek : Çend, Çent, Çenet, Canad, şeklinde okuyor, Bu Tarihte bu kadar görevler yapmış bir kavmin adını gerçeğe en yakın olarak Türkiyede ki ve Suriye Halep bölgesi insanları söylüyor. Bir konuyu tekrar edelim : Konumuz Ulaşlılar. 8. Yy. dan sonra Kıpçaklar tarihi içinde Ulaşlılara ulaşıyoruz ve biliyoruz. Belgelerde çok. 9. Yy ve sonrasını da Türkçe belgelerden görüyoruz. Ancak Kıpçak öncesi için Çenet ‘lerin tarihine bakıyoruz. Neden , geçmişte ve bugün Çenet ‘ lerde pek çok büyük kabile ve aileler gibi Ulaşlıların içinde. İşte bu yüzden Çenetlerin bilinen tarihine fazlaca eğiliyoruz:
Çenet ler , tarihi en az 2000 yıl önceye gider. Aral Denizi kıyılarında. Aral gölü bir Çenet’ ler gölüdür. Çenet’ ler kavminin , bölgesinin halkının ve devletinin başşehri Çened kentidir. Bu kent şimdilerde Kazakistan sınırlarında. En az iki bin yıl önceye dayanan bu tarihi kentin şimdilerde arkeolojik kazıları yapılıyor.
Diğer Türk kavimleri gibi Çenet ler kavimleride Doğu dan batıya doğru geliyorlar ve tabi çoğu yerde de diğer Türk kavimleriyle karışıyor. Kimileri hatta çoğu unutuyor eski tarihlerini.. Kimileri bulanık şekilde biliyor bu tarihlerini.
Ancak Güney Türkiyede ki Amanos Dağları ve etrafında ve de Doğu Çukurovada oturan Çenet ler unutmuyorlar bu tarihlerini.. Bu ismi hep kullanmışlardır. Olağan isimlerinin başına hep Çenet sözünü eklemişlerdir. Çenet İbrahim Ağa , Çenet Kadir Ağa vb.
Şimdi Osmaniye ve etrafında Çenetler kalabalık olarak yaşarlar. Ayrıca Elazığ, Bingöl, Ankara ve Ankaranın Bala kentlerinde de Çenetler yoğunca yaşarlar. Dünya bilardo şampiyonu Ankara / Bala’dan Lütfi Çenet , Yutup un ünlü belgesel ve bilgi filmcisi Ruhi Çenet , Türkiyenin çok ünlü ve başarılı plastik cerrahi Seyhan Çenetoğlu vb. tanınan isimlerdendir.
Güney Türkiyede geniş Çenet ler topluluklarının yanında özelliklede 1936 soyadı kanundan sonra değişik soy ad almış geniş topluluk ve aileler vardır. Çenet lerin yoğun yaşadığı Osmaniye / Çardak köyünde bile soy adlarını( 1936 yılında ) ÖRNEK ve ÜLKÜ yapan insanlar vardır.
Ayrıca Amanos Dağlarının hemen doğu tarafında Türkoğlu ve Beyoğlu beldesi ve köylerinde bir gurup Çenetler soy adlarını SAYGILI olarak almıştır. Şimdilerde Saygılılar Osmaniye ve ilçelerinde de yaygındırlar. Başkaca Payas ta ki bazı aileler soy adlarını TURAN olarak almışlardır. Gene Dörtyoldan, İskenderun , Kırıkhan da yaşayan geniş bir aile GÜVEN soy adını almıştır.Ceyhan – Yumurtalık arasında Doruk beldesi ve etrafta ki ailelerde Kahraman soyadını almışlardır.
Bu ailelerin dağılması ya nüfus yoğunluğu, otlakiye gerekliliği ve bazıları da kavgalı iki ailenin birilerinin, yönetim gurubu kararıyla o denen bölgeye yerleşmesiyle olmuştur.
Doğu Çukurova da ki büyük ailelerden ikisi vardır ki bunlar 1700 yıllarında ayrı gibi yaşamaya başlamışlardır Çenet ler ve Alibekiroğluları.. Çocukluğumuz da bu aileden olanlar tam anlamıyla emmioğlu olarak davranırlardı birbirlerine. Bu adı geçen aileler ve ötekiler hep birlikte Ulaşlı boyu içindeydi ama bu iki aile daha da yakın idi. Yani Çenet boyu olarak.
* * *
( Hemen üstte ki notlarımızda yararlandığımız bazı kitap, belge ve eserlerin adları :
S. P. TOLSTOV: Po sledam drevne Horezmiyskoy tsivılizatsii. MoskvaLeningrad 1948, Ilimler Akademisi Neşri. 322 S. 40 ( 21 )
, 8 plânş, 3 levha, ı harita.
S. P. Tolstov’un yayınlamış olduğu “Eski Harizm Medeniyeti Peşinde” adlı
arkeologları olduğu kadar tarihçileri de ilgilendiren 322 sayfalık bu eseri iki
kısımdan ibarettir.
“Eski Harizm’de Seyahat” adı nı taşıyan birinci kısımda:
I — Kaybolan kitapların sayfaları
II — Eski Harizm’in kapıları
III — Hayaletler memleketinde
IV — Binlerce yıl öncesinden
açıklamada bulunmaktadır:
“Türk-Oğuzlar yabgu’sunun merkezi Sır-Derya nehrinin döküldüğü yerin
güneyinde Yangikent (Yenişehir) idi. Huvara ile Cend şehirleri komşu şehirlerdi.
Bunlardan Cend ( Çenet ) şehri mühim bir beyliğin başşehri idi. X – XI. yüzyıllarda Harizm – Oğuz münasebedleri tarihinde ve Selçuklu hanedanının yukselmesinin birinci safhasında çok mühim rol oynayan bu beylik XII. yüzyılda Harizm’e tabi idi ve kendi tarihinde olduğu kadar, Selçuklu hanedanının yükselmesinin birinci safhasında da çok büyük bir rol oynamıştır” dedikten sonra yazar, fikrini şu neticeye bağlamaktadır:
Nota Not : 2009 yılında Ceyhanda toprak ürünleri esnaflığı yapan yaşlıca Nail Kahraman amcayla sohbet ediyoruz. .. Selam verip; Dayı dedim , sana adımı söylemeliyim ama izin verirsen az sonra söylesem… Olur ! dedi. Sen şu Doruk beldesinden misin. Evet dedi.– Sizin eski kökünüz nereli ? Horasan Çenet’ lerinden dedi. — O kadar eskiye gitme, dedim. — Peki , o zaman, Osmaniye Çenet’lerdeniz dedi…. Ve aramızda koyu bir sohbet başladı.
Çent ler belgeler :
Harzemşahlar Çend valisi, Bey’i ; Kemalettin Arslan’la ….savaş yaptı, yendi esir aldı, hapsetti. ….Prof.Dr. Abdulkerim Özaydınlı Cend adlı makalesi. S. 359- 360. ( 22 )
Bu tam bir Çent belgesi.
— Çend şu an Kazakistanda Oğuzların yaşadığı üç önemli kentten birisidir. Çend, Huvare , Yeni kent ( Özçent )
‘ Aral gölü bir Çend gölüdür.
S. 206 — Sungur kuşu Tuğruldan küçük Doğandan büyük bir kuştur.’
Bayındırların, Ulaş’lıların ve Çenet lerin kutsal kuşu. Sungur dur.
Bir kesim hayvanının her bir yanı bir Türk boyunda önemlidir. Bayındırlar, Ulaşlılar ve Çenetlerde bir davarın döş kısmının eti önemlidir, anlamlıdır. Hayvanın bu döş etinden, döş doldurması dedikleri özel bir yemek yaparlar ve olasıyla etrafla birlikte yerler.
S. 216 — Müslüman Oğuz Hükümdarı Ali Han ( Çent ) zamanında Amu derya suyunun kenarında kırk ( 40 ) atlı çıkaran Kayılarda vardı. ‘
S. 218 — ‘ Denizlide Horzum adlı bir köy vardır , bu Horzum; sekiz yüz yıl önce Asyada ki Harizm kabile ve devletinden geldiğidir. ‘
Not : Kozanın hemen yukarısında Horzum diye bir yayla vardır. F. Sümer Hoca bu Horzumu Harizmden geldiğini söylüyor. Öyleyse tarihteki Çend, Çenet, Çend halkı , kabile, boy ve devleti ve hükümdarları , bugün ki Çen(e)t olduğu tam ayniyettir.
Not : Çent halkı hükümdarları ; Çenet Ali Han, onun oğlu Kılıç Arslan, Şah Melik, Çent Han , Hu Han , Kemalettin Aslan’ dır . ( Çent lerin önemli bir kentinin adı adı Hukent tir. Çininde aynı zamanda bir hükümdarları vardır Hu Han diye. ( Hu; Çin kaynaklarında Uygurlara verilen bir isimdir. )
Aslında bugünde yani Çenet’ lerin boy Beyi ve Ağalarının ad başlarında yerel halk hep Çenet ismini kullanıyor. Çenet İbrahim Ağa, Çenet Kadir Ağa, Çenet Musa Çavuş…Çenet Hasan vb.
xxx
S. 219 — ‘ Kayılardan bir bölümü Batıya değil doğuya gitmiştir. İki küçük bölük olarak. Bu Kayı bölüğünden birisi Curcan bölgesinde ki Göklen topluluğu arasında ki, diğeride Ğay adı ile Ali – Eli içindedir. ‘ (23 )
Not : XlX yy yabancı seyyahlar , yazarlar — A. Burnes , Voyage Vembouchure de de V. İndüs a Lahur , Caboul, Balthet Bouhara . — Fuat Köprülü , Osmanlı İmparatorluğu etnik kökeni.s. 281. ‘
Not : Burada ki Ali Eli ( halkı – ülkesi ) Çend hükümdarı, Çend Kılçaslan, olmalı.
S. 219 — Kayı Boy u önemli bir Türk topluluğu olmakla beraber , Osmanlının Kayı boyundan olduklarını tartışırız. ‘ . ‘ Osmanlıların önceleri evet ama sonraları bu Türklüğü unuttuğu görülüyor.’ ( Prof Dr. Faruk Sümer ; Oğuzlar- Türkmenler. S. 219 )
S. 220 — Xlll yy dan itibaren Batılılar Anadolu için Türkiye , Türkistan ve Türklerede eskiden beri olduğu gibi Türk diyorlar.’
S. 228 — Bayat ların önemli bir kolu Reyhanlıda oturur. Sivas, güney vb gezer. 1865 de bu Reyhanlı Bayat Türkleri Fırkai İslahiyeye ( Osmanlılara ), Gavur Dağı saldırılarında yardım eder. ‘
— ‘ Hatayda ki Mürseloğlu aileside Bayatlardan. ‘
S. 229 Salur Boyuna Araplar Saluriyye diyorlar. Çent , Çenet ‘i var sen düşün. *
NOT : Benim ‘zaman ‘ çalışmasına : ‘ Doğanın sonsuz döngüsü ‘ , Öz dönüşümlülük ‘
Mitolojiyide içerir bu söz.
S. 238. — ‘ Tüm boy şemalarında Halka evli adında bir boy adı var. Ancak hiç bir yerde bu boya ait belge, yerleşim yeri, köye raslanmamıştır. ‘
S.239 — Kara evli adlı bir boy adı tüm boy şemalarında var ancak böyle bir boya, Anadoluda, Irak ta İranda, Suriyede rastlanmamıştır.’
S. 259 — Yaparlı boyu tüm şemalarda var ama hiç bir yerde böyle bir yerleşim yeri ve ad yok.
S. 295 — Kızık , bu boyun adı defterlerde geçmesine rağmen pratikte yokturlar.
Belge .
S. 269 — ‘ 1411 Halep Türk beyleri ve Dulkadiroğlu beylikleri birlikte Antakyayı Özeroğullarından aldı. ‘
Not : Demek 1411 de Özeroğulları yani Ulaşlılar Amanos Dağlarının hakimleridirler. * Faruk Sümer hocanın bu tespiti ve aktarımına görede Dulkadiroğulları ve Ulaşlılar ( Özeroğulları ) komşu ve farklı yapılanma. Ve toprak ve egemenlik için savaşta yapıyorlar.
S. 273 — Bir yerde ki beylik zayıfladığı zaman -geniş ailelelerin etrafında ; Ağa, Ağalık, kethüdalar oluşuyor.’
— ‘ Ağa ünvanını taşıyan kethüda aileleri olmuştur. ‘
S. 274 — ‘ Yıl 1687 Kayserinin doğusunda, bir anlamda Torosların iç kesimlerinde yaşayan Avşarlar 200 atlı ile Avusturya savaşına katılmışlardır . ‘
Not : Demek Osmanlılar oraya kadar Avşarlara geliyor. *
S. 274 — Toroslarda ki Avşar Beyleri arasında Çerkez, ve Abaza beyler var. Bu isim nasıl gelmiş ya bazı özel komutanlar zaman içinde yada köle olarak Çerkezler var. Hatta Çukurovada Avşar olmayan Türklerde de Çerkez lakaplı kimseler var. ‘ ( Faruk Sümer )
S. 276 –XVl yy Kozanda Avşarlar yoğun, 1375 de Memlukluların Kozan seferinde Kuzey Suriyeden Afşarlar getirilmiş. Bunların bir kısmı geri gitmemiş. Kozana üç oklarda sefer yapmış ama zaten onlar bölgenin insanları. ‘
S. 280 — Aslen Avşarlara mensup bulunan ya da onlar ile yakın bir karakteri olan büyük şair Dadaloğlu ….. ‘
Not : Bazıları Dadaloğlunu Afşar bazılarıda Küçük Ali oğullarından olarak görür. , bizce de Dadal iki boy ilede ilgili, Onun babası Avşar anası Ulaşlılardan- Özeroğullarından. Ancak uzun yaşayan Dadaloğlu son yıllarında hep Ulaşlılarla yaşamıştır. Ve Ulaşlılar üzerine ( Gavudağlılar ürerine) çokça şiirler , övgüler yazmıştır.*
S. 297 — Bey – dili.
BELGE — Beydili ve Bozok.
— S. 297 — F. Sümer . ‘ Beydililer Kuzey Suriyede ki Türkmenlerin Bozok kolunu oluşturan boylardan birisidir. ‘
NOT : Oysa Bayındırlar, Ulaşlılar , Yüreğirler, Çepniler ve Peçenekler üç oklardandır.
Not a not : Kıpçaklarda Peçenekler ve Ulaşlılar aynı ana alem içerisinde. *
Not : Kuzey Suriyede ve aynı zamanda Antep bölgesinde ki Beydili boyunun beylerini sayan Faruk Sümer Beylerin sanki Avşarları sayıyor. Çünkü Beydilililerde , Avşarlarda bozoklardan . *
— ÖNEMLİ : Bir yanlışın düzeltilmesi .
S. 298 — Faruk Sümer . ‘ Beydili boyunun içinde ki obalar sayılır. 22. sırada ki Ulaşlı ( 39 ev) . ‘ F. Sümer ‘ Burada adı geçen Ulaşlı obasına bakarak , Beydililerle , Gavur Dağlarında ki Ulaşlılar arasında hiç bir ilişki ve münasebet yoktur. ‘
Not : Demek Beydili hiç Ulaşlı değil. *
BELGE
Beydililer tarikatçı, dindar …. ilginç….. Oysa Ulaşlılar tam tersi…
S. 298 — Kuzey Suriyede Boz ulus denen ….. toplumun 26. ve 27. sıradaki Beğ-Dili obalarına gelince, bunların din ve tarikat adamlarından meydana geldiği görülüyor. Bu obalardan birincisi Hoca Ali Şeyh adını taşımakta ve dört şeyh ailesinden müteşekkil bulunmaktadır. Defterde bu şeyhlerin: “ kadimden er ocağı olup, bir senede üç kelâmullah hatmedüp sevabın hazret-i hüdâvendigâr ’a (Kanunî) edâ ettikleri, duaları makbul kimesneler” oldukları kaydedilmiştir. Yine şeyhlerden müteşekkil bulunan ikinci oba Boz-Geyiklu adını taşıyor. 17 kişi olan bu oba mensuplarının: “ kadimden vâcib ur-riâye kimesneler” oldukları evlerine “ kurban, çırak gelür dervişler idikleri” F. Sümer, Boz-Oklu Oğuz boylarına dâir, s. 79-80, 95-97.
Ve “ hem mezkûr Beğ-Dili cemâatinin uluları oldukları” söyleniyor7.
Bu kayıtlardan bugün dahi Gazi-Antep ve Suriye’deki Türkmenler’in
biricik velîsi sayılan B o z -G e y ik lu D e d e’nin hangi boya mensup
bulunduğunu ve bu dedenin oğulları olduğunu öğrenmekteyiz. Yine
bu kayıtlara göre, B o z -G e y ik lu D ed e’nin XV . yüzyılda yaşamış
olduğuna ihtimal verilebilir.
Beğ-Dili boyunun nüfusu XVI. yüzyıl boyunca daimî bir artış göstermiştir. 984 (1577) yılında Haleb Türkmenleri sancağı beğine gönderilen bir hükümde Beğ-Dili boyunun devlete isyan etmiş olan Arab emirlerinden E b û -R iş oğluna yardım etmek üzere olduğunun duyulduğu yazıldığı gibi, aynı tarihli diğer bir hükümde de yine Beğ-Dili’den Sincan, Kara-Şeyhli ve Çoplu obalarının yol kesicilik ve yağmacılık yaptıkları bildirilmektedir.
M üverrih N a im a Beğ-Dili Türkmenlerinin Haleb’ten Diyarbekir’e kadar uzanan sahanın en güzel yaylaklarına sehip olduklarını yazıyor. Fakat yine aynı müverrihin sözlerine göre, Beğ-Dili Türkmenleri bu güzel yaylaklarında rahat durmıyarak çiftçilerin ekinlerini davarlarına çiğnettikleri gibi, vergilerini vermekten de kaçınmışlardı.
Bu sebeble 1039 (1630) yılında Bağdad’ın geri alınmasına memur edilmiş olan Vezir-i Âzam Hü srev Paşa Haleb’den hareket etmeden önce kuvvet göndererek bu boyu yola getirmiş, vergi borçlarına mukabil de 10 000 koyun ve yüz kadar develerini zaptettirmiştir.
Beğ-Dili boyu hakkında aynı yüzyılın sonlarına ait mühim haberler vardır. Lâkin bunlardan bahsetmeden önce onun Yeni-ll’deki kolunu tanıtmak gerekiyor.
2. Yeni-ll:
Yeni-ll’de yaşayan Beğ Dili oymağı, biraz yukarıda söylendiği gibi, Haleb Türkmenleri arasındaki ana koldan yeni ayrılmış ve onunla Ali Rıza (Yalgın ) ın Türkmenlerden dinlediğine göre (Cenubta Türkmen oymakları, İstanbul, 1931-1932, 1, s. 25, haşiye), B o z-G e y ik lü D ede’nin tü rbesi Münbiç (Membiç) (25 ) kazasında, Kuru-Dere*ye bir saat mesafede olan bir yerde bulunmaktadır. Yine aynı müellifin anlattığına göre her yıl Türkmenler bu türbenin etrafında toplanıp şenlik yapmaktadırlar. Türkmen rivayetlerinde B oz-G ey ik lü D ede’nin A b m ed -i Y e se v î torunlarından olduğu ve H acı B ek taş-ı Veli ile münasebeti bulunduğu söyleniyor. R a h m etli Ali Rıza Bey, Türkmenler in en büyük andlarında B oz-G ey ik lu Dede’nin adını kullandıklarını ve en büyük yeminlerini B o z-G e y ik lü Dedelerinin hayzurân çubuklarından atlamak suretiyle ettiklerini de anlatmaktadır (s. 44). Bu sonuncusu eskiden Anadoluda her yerde bilinen bir yemin şekli olup adına “değnek atlama” deniliyordu.
Mühimme defleri, nr. X VIII, s. 13. Tarih, İstanbul, 1280, III, s. 7-8. ( 26 )
Bu kol Osmanlılarla daimî temas ve münasebette bulunan bir koldur. Bu kol K a n u n î devrinde üç obaya ayrılmıştı. Bunlardan 75 vergi nüfuslu birinci oba Deve-Taş adlı bir yerde, 62 vergi nüfuslu olan İkincisi Boz-Üyük’te, 70 vergi evi kadar olan üçüncüsü de Yellüce’ye bağlı Alaca-Han’da yaşamakta idi. Bunlardan ilk ikisi boyun adını, üçüncüsü de Güneş adını taşımaktadır.
III. M urad (1574-1595) devrinde bu Beğ-Dili kolunun kalabalık bir teşekkül haline gelmiş olduğu görülüyor. Bu devirdeki Beğ-Dili obalarının en büyüğü Emtileklu olup, 61 vergi nüfuslu Bekmişlu, 26 vergi nüfuslu Arablu, 22 vergi nüfuslu Fakihlu ( Fakılu), 56 vergi nüfuslu Sincan, 80 vergi nüfuslu Güneş, 93 vergi nüfuslu Kazlu kollarından meydana gelmiştir. Emtilek’in bir şahıs adı olması muhtemeldir.
Emtileklu’dan sonra bu Beğ-Dili kolunun şu obaları da zikre değer:
Kara-Hasanlu (38 vergi evi), Karacalu (82 vergi evi), Süleyman Kethüda (128 vergi evi), Topaklu (50 vergi evi), Gün (83 vergi evi), Otamışlu (49 vergi evi), Kara-Şeyhlu (97 vergi evi), Çoban-Beğlu 10 (24 vergi evi), Boz-Koyunlu (86 vergi evi), Uğurlu B eğ’e tâbi diğer Boz Koyunlu (47 vergi evi), Şefaat Beg’e tâbi Boz-Koyunlu (32 vergi evi) ve Kuzucaklu (15 vergi evi) . Yeni-İl’deki bu Beğ-Dili kolu kış gelince Haleb bölgesine inerek kışlamakta idi.
1100 (1698) yılında Beğ-Dili boyunun yukarıda adları geçen BozKoyunlu ve Kara-Şeyhlu obaları Elbistan kasabasına yürüyerek burayı 40 gün kuşatmışlardır . Bu, sadece yağma maksadı ile mi ilgilidir, yoksa buna başka bir sebeb mi âmil olmuştur bu hususta bir tahminde bulunmak mümkün olmuyor.
BELGE —- Osmanlı lar Beydilileri Avusturya seferine götürüyor.
Ertesi yıl Beğ-Dili beğleri 150 atlı ile Avusturya’ya yapılacak sefere çağrılmışlardır. Bu beğler şunlardır:
F iru z B eğ oğlu Şâhin B eğ
Şedid oğlu Topal Âssaf Beğ
Bekmişlu Gânim B eğ
K ö r Nâsır B eğ
Y ü z H âtim A ğa oğlu H aşan B eğ
Seyf Han Beğ
Not — Ulaşlıların böyle birer beyleri yoktur bizce.
Suriye sınırındaki Çoban Beğ tren istasyonu adını bu obadan almış olsa gerektir.
F. Sümer, Boz-Oklu Oğuz boylarına dâir, s. 99-100.
. Ahmed Refik , Anadolu’da Türk aşiretleri, s. 79; vesikalardaki Kara Eşmeli, Kara-Şeyhlu olacaktır. Aynı eser, s. 84.
E bu S e y f oğlu M irza İsm a il Beğ
K a ra -Ş e y h lü K ız ıl İd ris oğlu M usa B eğ
Şeyh M usa K eth ü d a
Şah İsm a il oğlu M ehm ed B eğ
B o z -K o y u n lu A h m ed K e th ü d a
K a ra -Ş e y h lu e l-İy s O ğ u lla rı: K en ’ an ve K essâl B eğ
K ırg ıl Y ah y a oğlu
B o z -K o y u n lu M u rtaza K eth ü d a
D öğ erlü Y e d i Beğ.
Faruk Sümer S. 300 — Osmanlılar Kuzey Suriye ve Antepte ki Beydilileri Avusturya seferine çağırmış ve katılmışlardır. ‘
Ahmet Cevdet Paşa. Maruzat.
Not 1870 yılına çok yakın bir zamanda Ulaşlılar Osmanlılarla böyle bir münasebetleri yoktur hatta düşmandırlar. Yukarda adları sayılan 15 ağa hiç Ulaşlılara benzemiyor ve Ulaşlılarda böyle Ağalık yoktur ve olamaz. Dolayısıla Ulaşlılar Beydili olamaz. *
S. 312 — ‘ Karkınlar , Kaşkarların bazı hususlarda diğer boylara uymadıkları ve Halaç şeklinde ayrı bir ad taşıdıklarını söyleyerek listesine almadığı iki boydan birisidir. ‘
Not : Halaç burada da ayrı bir boy. diyor. Demek Oğuzlardan başka Halaç diye ayrı bir kavim var. *
Not : Karkın , Garkın , Karkun, Kargun gibi imlalarla yazılıyor. *
Devam edecek
İbrahim Çenet
