DEPREM GERÇEĞİ ve DİLİMİZİN DÖNME HIZI
Selim Özgül
Depremle yatıp kalkıyoruz günlerdir. Dolayısıyla, deprem uzmanları oluyor en çok kulak
verilen. Onlar da siyasete soyunacakmış gibi ağız dalaşına girip kavga ediyor birbirleriyle,
seyirciye oynuyorlar. Deprem bilimci değil takipçi sayısını artırmaya çalışan parfümcü
Youtube fenomeni sanki!
Dün akşam bunlardan bir ikisini bir süre dinleyince şunu öğrendim onlardan. Aslında
bizim bilgimiz, tecrübemiz, teknolojimiz yeterli değilmiş üstünde yaşadığımız toprağın
altında olup bitenleri tam olarak anlamaya. Japonlar, Fransızlar, Almanlar, Amerikalılar
bizden daha iyi biliyorlarmış altımızda neler olup bittiğini.
Fazla derinlere inmeye gerek yok, Göbekli Tepe’deki kazı ve araştırmaların başına bile
bir Alman arkeolog getirilmişti daha dün denecek bir tarihte.
İşin gerçeği böyleyken biz Anadolu’ya ayak basmadan önce Anadolu’da yaşayanların
Türk olup olmadığını, atlarımızın nal seslerinin Viyana’dan başka nereleri inlettiğini
tartışmakla meşgulüz halâ.
Altımız kaynıyor, yukarıda nefesimiz kesiliyor korkudan… Evlerimize giremiyor,
sokaklarda yatıyoruz…
Ama lafa gelince üstümüze yok; dilimizin dönme hızı hiç kesilmiyor.
Çukurovalılar, kendisiyle ilgili, kendisini doğrudan ilgilendiren bir şeyden haberi olmayan
kimselere “G.tünden haberin yok senin” diyor mesela. (Selim ÖZGÜL)
