Sermaye birikimi olmadan tarım ve sanayi sistemleri kurmak
Ali Yılmaz
Ülkeler, insanlar ve bireyler akıllarını, bilgi birikimlerini kullanırlarsa ; neredeyse yoktan hatta sıfırdan tarımsal ve sanayi kuruluşları kurabilirler ve de bunları zarar etmeyecek şekilde bir birbirine bağlayabilirler. Bu örnek yirminci ve 21. Yy. da örnekler taşıyor. Sosyalist ülkeler az çok bu bağlamda kurulmuşlardır. Yaşamının bir evresinde emperyalizme bağlı olmayan bazı ülkelerde ( bağımsız kaldıkları sürece ) bu durumu uygularlar. Çünkü bağımsızdırlar. 1920 lerde ki Türkiye Cumhuriyeti buna bir örnektir.
Atatürkün kurduğu TC. Sovyetler Birliğinin de yardımcı olmasıyla. Yirmi yıl gibi kısa bir zamanda modern ve sanayi ülkesi haline getirmişti. … Sümerbank dokuma fabrikaları, Eti bank bakır fabrikaları, Seydişehir aliminyum fab. Zonguldak Kömür üretimi, Daha sonra İskenderun demir çelik vb. vb.
Tarımla başlayıp, tarımdan sanayiye mal aktarmak da diyebileceğimiz bu durumu biz bugün en yerel bir biçimde birkaç örnekle anlatmaya çalışacağız:
Örnek bu ya : Çukurovadayız. Ovayla , dağın birleştiği eşik alanda kırsal bir köyde bir yada on kişilik yoksul kimseyiz. Biraz susuz yoksul arazilerimiz var. Keçi , sığır, tavuk, arı biraz da hayvanlarımız var. İster kooperatif gibi ister bir araya gelmiş arkadaş gurubu olarak çalışın. Hayvanlarınızı bir araya getirin. Hayvancılık böyle başladı.
Bu hayvanlar için etrafı kısmen açık ve üzeri kapalı bir alandan oluşan, ağıl ya da ahır kurulmalı. Bu ağıl yada ahırı siz ya da sizler , yarı ağaçtan yarı demirden kurmalısınız. Böylece inşaatçılıkta başladı. Hayvancılığa bir de inşaat sektörü eklendi.
Burada denecek ki , yem fiyatları pahalı olduğundan ya zarar ediliyor, ya kar – zarar dengede ya da çok az kar ediliyor. Bunun için başta anlattığımız gurup un az da olsa arazisinde ya da kiraladıkları arazide hayvan yemi üretimi yapılmalı. Arpa – saman, yonca, mısır vb üretilmeli. Hayvanların gübresi elde ki arazide değerlendirilmeli. Böylece bir mevsimlik gübreden kurtulunmuş olur. Ayrıca Hayvanlara bakanların emeğindende faydalanılır. Hayvanlar için eski de olsa taraktör gibi araçlardan tarla ve yem bitkisi işinde de yararlanılır. Tarlanın samanı, arpası vb ürünler , inşaat ekibinin yaptığı depoya konur. Böylece yem üretim birimi de kurulmuş olur. Hiç olmazsa hayvan yeminin bir kısmı ucuza elde edildiğinden kar etme olasılığı artar.
Hayvanlardan elde edilen sütler , inşaat biriminin kurduğu küçük mandıra sisteminde süt, yoğurt, çökelek, lor, tereyağı, beyaz peynir, kaşar peyniri, ayran gibi elde edilir. Bunlar önceleri eski bir binek arabası ya da küçük soğuk hava sistemli kamyonet le satılmaya çalışılır. Böylece mandıra birimi de kurulmuş olur.
Gene sistemin inşaat biriminin göreviyle yapılan bir kapalı alanda hayvan kesim alanı yapılarak sucuk, parstırma, et , tavuk eti. Yumurta vb . paketlenir, hazırlanır. Ve az önce anlattığımız durumla satışa ve servise sürülür.
Kesilen hayvanların derileri bile temizlenir, tuzlanır, kurutulur. Belli bir ilaç sürülerek derilerin kıl ve yünleri arındırılır. Sonra bu deriler ilaçlanır ve merdaneden çekilir. Yani elde ki deriler yarı mamül deri haline gelir. Böylece dericilikte başlamış olur.
Bir kente yakın kırsal kesimde oluşturulacak olan bu sistemde birden fazla gıda ürünü , hem de organik , oluşturulmuş olur.
Önceleri soğuk firigo sistemli araçla pazarlanmaya çalışılan ürünler için sözü edilen bu kırsal alanda satış alanı açılır. Bu alan özelliklede hafta sonlarında birden çok çeşitte süt ürünü, birden çok et ürünü, tavuk eti , yumurta , kırsal kesim baharatlar satış alanı da oluşturulur. Giderek burada ki organik ürünleri tercih eden insanlar, ailesiyle , çocuklarıyla gelerek kırsal hava alma ve eğlenme alanı oluşur. Yani lokanta ve kafeler oluşur.
Dikkat edilirse , diyelim sekiz – on kişinin elde ki hayvanlarını birleştirerek yani üç yüz, beş yüz, bin küçük baş hayvanlarını elli- yüz kadar ineklerini, beş yüz- bin – iki bin tavuklarını birleştirerek başlanan üretim ve pazarlama sistemi, zincirleme yürüyecektir.
Hayvancılık, ziraat, inşaat, yem alanı, mandra, et kombinası , dericilik, gıda ürünlerini satış mağazası, kafeler, lokanta vb vb ile bir sistem oluşacaktır. Örnek mandra ve et ürünleri gerekleri gıdaları kendi sisteminden alacak ve üretecek. Gene bu üretilen ürünler kendi mağazasında yada sisteminde satışa sunulacak. Kendi lokanta ve turistik alanında satılacaktır.
Demek istiyoruz ki tek tek saydığımız sistemler bir biriyle ilintilidir. Bu durum da sitemin rizksiz olarak çalışmasını sağlar.
Demek istediğimiz yoksul sayılabilecek sekiz – on kişinin elde ki olanaklarını , akıllarını da kullanarak çalışmaları ve emeklerini bir araya getirmeleri durumunda tarımdan sanayiye geçebileceklerini göstermek için yazdık bu durumları.
Bir başka örnek daha verelim : Diyelim o bölgede üzüm yetişebiliyor. Bir kişi ( aile ) yada birkaç komşu aile üzüm bağlarını ortak kullanıyor ( doğal olarak arazi büyüklüğü göz önünde bulundurulur. ) . Üzüm taze ve kısa sürede elden çıkarılması gereken bir meyve olduğundan bu kapitalist düzenin çarkı, yani üzüm alıcılar sizi ezer. Oysa bir araya gelmiş birkaç komşu çiftçi, üzümlerini bir miktar pekmez yaparsa, bir miktarını kurutursa, bir miktarını sirke, bir miktarını da şarap yaparsa, bir miktarını cevizli pestil- katma yaparsa, bir miktarını gereksiz yaprakları koparacaklar bunları da katlayıp kutulara sarmalık salamura yaprak yaparsa …..sanırım satması da nispeten kolay olur. Ayrıca hemen satamadığı ürünlerin depolanması olur. Ve aynı ürün ikili , üçlü aşama üretildiği, satıldığı için katma değer de oluşturur. Ayrıca aile bireyleri de çalıştığı için değer elde etme durumu oluşur.
Bu durumları başka ürünler içinde düşünmek olasıdır.
Ali Yılmaz
