MOR CEPKEN
Ali Yılmaz
Anadoluda duyguların dışavurum biçimi ile başlamak gerekiyor bu öyküye
bence. Bin yıllardır üretilen, gelişen, sosyolojik ve kültürel ihtiyaçlardan doğan
bir çok olgular yumağıdır Anadolu. Anlatım biçimleri ile de oldukça da özgün…
Her rengin, kilimlerdeki, heybelerdeki, zahire çuvalarındaki her motifin
bir anlamı vardır bu coğrafyada. Konumuzla ilgili mor renge bakalım birazda…
Mor renk Anadolu da kilimlerde sıkça kullanılan fakat doğada tek başına
üretilemeyen ancak farklı renkleri bir araya getirerek elde edilen bir renktir. Bu
rengin elde edilişi diğer renklere göre biraz daha zor ve uğraş gerektiren bir
iştir. Ancak bu rengin, duygu ve düşüncelerin dışavurumunda bu denli
kullanılmasının özel bir nedeni olmalı diye düşünüldüğünde vardığımız sonuç
bazı ipuçlarını veriyor bizlere. Zordur elde etmek mor rengi demiştik. O halde
mor renk zorluklar karşısında direnci, kararlılığı ve güçlü olmayı anlamlandırıyor olmalı sonucuna vardırıyor bizlere…
Mor cepken öyküsüde başlıyor böylece Anadoluda…
Anadolu da: Toroslarda, İç Egede, İçanadolunun doğu bölgelerinde yaşayan
genelde göçebe bir yaşam süren yörüklerde rastlıyoruz mor cepken öyküsüne
ve de geleneğine…
Göçebe yaşayan bu topluluklarda, genç bir kız evlenmek istediğinde sevdiği, istediği bir erkekle evlenebiliyor o dönemlerde. Düğünden hemen önce,
anne kızının çeyiz bohçasını hazırlarken (göçebe bir yaşam sürüldüğü içindir ki
taşıması zor olduğundan çeyiz sandığı kullanılmıyor)bohçanın en altına mor bir
cepken koyar. Cepken denildiğinde genelde kolsuz yelek türü bir giysi düşünülse
de kızların mor cepkeni kollu olarak dikilir hep. Kız, geleneklere bağlı olarak
düğün ve birçok ritüellerle gelin olur gider eşinin çadırına. Ve evliliği başlar
çiftlerin. Dağların çetin koşullarında yaylalar ve platolardır artık yurtları,
kendileri yada geniş aileye ait koyun yada keçi sürüleriyle birlikte.
Gelin annesinin verdiği mor cepkeni hiç giymeyecektir evliliği iyi gittiği
sürece. Ancak eşinden şiddet gördüğünde yada aldatıldığında yada eşinden
ayrılmak istediğinde yetişiyor mor cepken gelinin imdadına….
Gelin mor cepkeni giyip obanın yüksekçe bir yerine çıkıp oturduğunda
obada yaşayan kadınlarda gelir morcepkenli kadının yanıbaşına ve bir daire
oluştururlar kadının etrafında kısık sesle hafifçe başlarını sallayarak ağıtımsı
üzgünlüğü anlatan türküler mırıldanırlar bir süre (Anadoluda uğrelenme diye
adlandırılır bu ritüel).
Bu durumu gören köyün erkekleri yaşlıları ve çocukları artık hiç konuşmazlar
kadının eşi olan erkekle .Yapayalnızdır erkek hiç kimse onun olduğu yere bile
gelmez, gelse bile yokmuş gibi davranırlar. Yani dışlanmıştır artık o erkek.
Atılmıştır obadan artık. Ve çeker gider erkek başka diyarlara bidaha geri
gelmemek üzere. Bu erkeklere birde ad takarlar gelecekte anılarda anlatılırken
adını söylemezler örneğin. Düşkün derler adına…
Kadın düğünden sonra varsa çocuklarına ve çadırına sahip çıkacaktır bundan böyle. Ve ağır adımlarla sırtında mor cepkenle yürür bilgeler meclisinin
bulunduğu toplantı çadırına doğru, oturtulur baş köşeye kadın. Ve artık obanın
sorunlarında, alınacak kararlarda düşüncesine başvurulan bir kadındır o
morcepkenli kadın.. Ve budurum ölünceye kadar devam eder gider…
Mor cepken öyküsü böylece yüzyıllardır devam etmiştir Anadoluda.
Benim bu öyküye sorularım olacaktır elbette. Şöyle bir soruyla başlayalım
isterseniz.
Mor cepken geleneği neden oluşmuştur?
Türklerde Orta Asyadan bu yana kadın ve erkek eşitliği bilinen bir gerçekliktir.
Ancak başka kültürlerin baskısı ile bazı değerler değişime uğratılıp yozlaştırılmış olsada. Oluşan evlilikte iki tarafın rızası varsa tek taraflı bitirme kararıda rıza gösteren bir tarafa ait olmalı ilkesine uygunluktur, işte mor cepken geleneği diye ,yanıt verilebilir bu soruya.
Bu cepken neden mor renktir?
En başta söylemiştik renklerin farklı anlamları vardır Anadoluda. Mor
renk gücün kararlılığın asaletin rengidirde ondan yanıtını verebiliyoruz, inceleme ve araştırmalarımıza dayanaraktan.
Mor cepkeni giyen kadın yaşı kaç olursa olsun neden bilgeler meclisine dahil
edilir?
Dağ yaşamı zordur, çetindir, kararlılık gerektirir. Dağlarda, tüm yaşamlarımızda olduğu gibi en kötü karar kararsızlıktan iyidir. İlkesine bağlı
kalarak yaşam devam eder. Kararsızlık her zaman olumsuz sonuçlar verir çünkü.
İşte mor cepkeni giyen kadın yaşamını onuruyla sürdürmek için radikal karar
verecek güçte ve olgunluktadır. Bu tip bir insan elbetteki karar meclisinde
olabilecek yetidedir düşüncesi ile bilgeler Meclisine kabul edilir.

Resim 1

Resim 2
Eşini boşamaya karar vermiş bir kadın , görünür bir yere çıkıp oturmuş.

Mor cepkenin üzerine işlenmiş figürlerde çeşitli anlamlar taşıyor. Örneğin bu görünen yaşam ağacı ikiye ayrılıyor.
Ali Yılmaz kimdir : Düziçi / Osmaniye doğumlu Ali Yılmaz. Eğitimci / öğretmen. Halkbilim araştırmacısı . Çevreci , dağcı. Evli, doktor olan iki kız çocuğu babası.
Osmaniye ve bazen de başka kentlerde halk bilim üzerine konferansları olan bir kişi.
Anadolu Halk Bilim Kültür Akademisinin kurucularından ve yönetici.
Yıllardır yapılan ; Özgür film festivali , Özgür İnsan Ödülü ve Yaşar Kemal anısına yapılan edebiyat yarışmalarının uygulayıcısıdır.
